
Diseases caused by Rhizoctonia species take the first place in the list of the most common and destructive diseases in turfgrass areas in our country and in the world. Waitea circinata var. circinata Warcup & P.H.B. Talbot (anamorph period: Rhizoctonia sp.) is one of the most important species that causes disease in the turfgrass areas of the genus Rhizoctonia. In this study, surveys were performed in parks and gardens, refuges, stadiums and golf courses in 8 provinces of Turkey with the largest turfgrass areas and isolations were made from yellowed, stained, burnt, dried leaves, yellow-brown ring patches. As a result of the morphological and molecular identification studies, 62 W. circinata var. circinata isolates were obtained. Disease severity values of the obtained isolates were found between 90-100%. In the disease control studies, the effects of combinations containing different fungicides and plant activators against the disease and an effective and environmentally friendly control program was tried to be created against the disease. As a result of the studies, it was concluded that alternating aplication of the recommended dose of the activator (Arthrobacter sp.) and the first sub-dose of the fungicide (Prothioconazole + Spiroxamide) would be hopeful in the control against the disease.
This study was carried out in order to determine the virulence grades of Fusarium species causing root rot and wilt on chickpea in Eskisehir, Usak, Kutahya and Denizli provinces by pathogenicity tests. In this context, firstly, survey studies were carried out during the 2015 chickpea production season. As a result of the surveys, a total of 892 plants showing disease symptoms were collected from 56 different fields, including 225 plants from 12 fields in Eskisehir, 243 plants from 16 fields in Usak, 308 plants from 16 fields in Kutahya and 116 plants from Denizli. As a result of isolations made from these plants, a total of 714 Fusarium isolates were obtained, 178 of which were collected from Kutahya, 147 from Eskisehir, 167 from Denizli and 222 isolates from Usak provinces. In 2016, the isolates were tested for pathogenicity in petri dishes in vitro conditions, and their virulence grades were determined based on the percentage of disease severity. The results showed that, 32 isolates caused disease severity rates between 0-20%, 113 isolates between 20-40%, 134 isolates between 40-60%, 271 isolates between 60-80% and 164 isolates between 80-100%. According to these results, high virulence isolate rate was determined as 60,9% of all isolates.
Yesil kuf curuklugu, turuncgil meyvelerinin depo omrunu sinirlayan en onemli faktordur. Hasat sonrasi Penicillium spp. karsi, son yillarda ulkemizde ve bircok ulkede uc yeni fungisit ruhsatlandirilmistir. Bu calismanin amaci, Penicillium turlerinin hasat sonrasi fungisitlere duyarlilik azalisi nedeniyle, son yillarda bircok ulkede ruhsat alan yeni etkili maddelerin ve mum kombinasyonlarinin yesil kuf curuklugu etmenine etkililiklerinin belirlenmesidir. Calismada, turuncgil paketleme evlerinden 32 P. digitatum izolati elde edilmistir. In vitro kosullarda thiabendazole P. digitatum kontrolunde basarisiz olurken, en basarili fungisit pyrimethanil olarak saptanmistir. Iklim odasi kosullarinda inokulasyondan sonra, sadece fungisit uygulanan satsuma mandarinlerinde e n iyi etkililigi imazalil + pyrimethanil ve pyrimethanil gosterirken, fludioxonil basari saglayamamistir. Polietilen recine mumun, fungisitle kombinasyonunda sadece fungisit uygulananlara oranla, daha yuksek bir etkililik saglanmistir. Pyrimethanil ve mum kombinasyonu ile dayanikli izolat uzerinde, %75 oraninda etkililik gozlenmistir. Soguk hava dep osunda 1 ay depolanan meyvelerde, duyarli izolat uzerinde en iyi etkililigi imazalil, imazalil + pyrimethanil gostermistir. Dogal infeksiyona birakilan meyvelerde, 1. ay sonunda imazalil ve imazalil + pyrimethanil, 2. ayda ise pyrimethanil ve imazalil + fludioxonil curukluk gelisimini engellemistir. Azoxystrobin; in vitro , in vivo ve soguk hava deposu kosullarinda basari saglayamamistir. Hasat sonrasi fungisit uygulamalarinin depolama sonrasi meyve kalitesine onemli bir etkisi olmamistir.
In the tests that were carried out by grafting Verticillium sensitive high economical important cultivars on some resistant and tolerant clonal rootstocks , the disease severity values were determined between 0 % and 41.67% in all applications except D-9+Uslu (86.67%) while it was 91.67 % in the control. In 8 of the 30 applications in the trial, there was no disease development. Frontoio, one of the rootstocks, grafted with many susceptible cultivars took the first rank in controlling the disease. It was followed by Erdek Yaglik cv. and D-36 clonal rootstock of wild origin. Positive results have also been obtained in some susceptible cultivars grafted on some resistant cultivars as Dilmit and Yun Celebi. Besides, it was also seen that the disease was considerably suppressed in the combinations composed of resistant rootstocks and cultivars as Frontoio+ Gemlik, Arbequina+ Gemlik, D-36+ Gemlik and D-36+ Dilmit. In this application, Frontoi, Erdek yaglik cv and D 36 clonal rootstocks of wild origin were ranked first.
Bu calisma, zeytin solgunlugu hastaligina karsi biyolojik savasimi hedeflenmektedir Zeytinlerde Verticillium solgunluguna karsi biyolojik savasim calismalarinda 15 biyopreparat, 7 P. fluorescens ve 2 P. putida izolati kullanilmistir. Calismalar hastaliga duyarli Manzanilla zeytin cesidinde 7 ay sureyle iklim odalarinda gerceklestirilmistir. Daha sonra bitkiler seraya aktarilmislardir. Hastalik siddeti degerleri 7. ayin sonunda yapilan degerlendirmelerde, uygulamalara bagli olarak %3.75 ile %56.25 arasinda saptanmistir. 12.ayin sonunda bu degerler %6.25 ile %62.50 arasinda belirlenmistir. Kontrolde ise hastalik siddeti degerleri %71.25 ve %70 olarak saptanmistir. Calismada kullanilan 7 adet P. fluorescens izolati, %6.25 ve %26.25 hastalik siddeti degerleri ile one cikmislardir. Bu degerler P. putida izolatinda %22.50 ve %27.50 olarak saptanmistir. Bu denemede Pseudomonas fluorescens izolatlari hastaligi %63 ve %91 arasinda degerlerde engelleyerek one cikmislardir. Biyopreparatlar icerisinde Fungastop ve Bionem sirasiyla %20 ve %22.50 hastalik siddeti degerleri ile hastaligi %71 ve %68 oraninda baskilamislardir. Biyolojik preparatlarin yer aldigi diger tum uygulamalarda hastalik siddet degerleri %28.75 ile %62.50 arasinda belirlenmistir.
Dunya’da uzum ( Vitis vinifera L.) baglarinda gorulen en onemli virus hastaligi Xiphinema nematod turleri tarafindan tasinan Grapevine fanleaf virus (GFLV)’nun neden oldugu kisa bogum hastaligidir. 2013 ve 2014 yillarinda yurutulen bu calismada, Trakya Bolgesi Baglari’ndaki asmalarda ve omcalarda kisa bogum hastaligina neden olan GFLV ile bu virusun vektoru olan Xiphinema spp . nematod turlerinin yayginlik durumunun belirlenmesi, vektor nematodlar ile GFLV arasindaki iliskinin saptanmasi amaclanmistir. Arastirma ile Trakya Bolgesi’nin Tekirdag, Kirklareli ve Edirne illerinde, ilce ve koylerdeki bag alanlarinda gozlemler yapilmis ve ornekler alinmistir. 2013 ve 2014 yillarinda yapilan surveylerde, virus hastalik belirtileri gosteren omcalarin yaprak, surgun, petiol ve kambiyumlarindan ornekler toplanmistir. Ayrica hastalikli omcalarin her birinin kok bolgesinden, kilcal kokleri ile birlikte rizosferinden toprak ornekleri de olmak uzere toplam 152 adet ornegi saglanmistir. Alinan bitki doku ornekleri, Double Antibody Sandwich Enzyme Linked Immunosorbent Assay (DAS-ELISA) yontemi ile serolojik teste tabi tutulurken; toprak orneklerine morfolojik ve morfometrik olcumler yapilarak, toprak bunyesindeki nematod turleri saptanmistir. DAS-ELISA testi sonucu elde edilen bulgulara gore, 152 adet yaprak ve doku orneginin 35 adedi, GFLV ile enfekteli olarak saptanmistir. GFLV ile enfekteli olarak saptanan omcalarin 9 adedinin toprak orneginde Xiphinema index , yine GFLV enfekteli 13 omcanin toprak orneginde ise Xiphinema pachtaicum nematod turu tanilanmistir. Ote yandan GFLV ile enfekteli 13 omcanin kok bolgelerinde ise herhangi bir Xiphinema turune rastlanmamistir. GFLV saptanan omcalara virusun asili bag fidani uretimi esnasinda bulasmis olabilecegi gibi budamalarda mekanik inokulasyonla ya da hatali fidan seciminden kaynaklanmis olabilecegi dusunulmektedir. Survey yapilan bag alanlarinda X. pachtaicum ’un baskin oldugu saptanmis olup enfekteli omcalarin kok bolgesinde tek basina bulunmasi bu nematod turunun de GFLV vektoru olabilecegini dusundurmektedir.
Leucostoma Kanseri hastaligi kiraz agaclarinda kurumalara neden olan onemli hastaliklardan biridir. Hastaliga Leucostoma cinsinden birden fazla turun neden oldugu bilinmekte ve bu turlerin kendilerine ozgu kulturel ozelliklere sahip oldugu bildirilmektedir. Bu calismanin amaci; Ege Bolgesinin farkli illerinden kiraz agaclarindan elde edilen Leucostoma spp. izolatlarin bazi kulturel ozelliklerinin tur duzeyinde tani amaciyla degerlendirilmesidir. Bu amacla Izmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydin illerinde kiraz alanlarindan elde edilmis patojenik 150 adet Leucostoma spp. izolati, besi ortaminda miselyal gelisimi, koloni rengi, piknidyum buyuklugu ve 33 o C ile 37 o C’lerde miselyal gelisimleri yonunden incelenmistir. Tum kulturel ozellikler dikkate alindiginda izolatlar dort farkli grupta siniflandirilmistir. Izolatlarin kulturel ozelliklerinin bir kismi L. cincta bir kismi da L. persoonii ile uyumlu bulunmasi nedeniyle izolatlarin tur duzeyinde tanisi yapilamamistir. Kesin tani icin molekuler tani yontemlerinin kullanilmasi gerektigi kanisina varilmistir.
Cercospora yaprak lekesi etmeni ( Cercospora beticola Sacc.) seker pancarinin en tahripkâr hastaliklarindan birisidir.Turkiye’nin kuzey ve ic kesiminde yogun pancar uretiminin yapildigi 11 ilde 2011 yili Temmuz-Eylul aylarinda yapilan survey calismalari ile bu alanlarda Cercospora hastaliginin yayginlik orani belirlenmistir. Toplam 391 tarlada inceleme yapilmis, 193 (%49.4)’unun C. beticola ile bulasik oldugu saptanmistir. Hastaligin en yaygin oldugu il, %82.4 oran ile Yozgat ili olmus, bunu Kirsehir (%75) ve Kastamonu ( %72.7) illeri izlemistir. Ayrica, elde edilen 193 Cercospora izolati icerisinden 66’si cografik orijinlerine gore secilmis ve patojenite calismalari gerceklestirilmistir. Bu calisma sonucunda, incelenen izolatlarin; 15 (%22.7)’inin virulensinin cok yuksek oldugu belirlenmistir. Ilave olarak, virulensi yuksek izolatlar icerisinden iki C. beticola izolat (izolat 13-10 ve izolat 13-65) cesit reaksiyonu calismalarinda kullanilmistir. Denemede kullanilan cesitlerden sadece cv. Turbata ve cv Serenada her iki Cercospora izolatina karsi dayanikli bulunurken, cv. Kassandra her iki izolata karsi da hassas reaksiyon gostermistir.
Bu calisma 2009-2011 yillarinda Aydin ili ve ilcelerindeki nar bahcelerinde gorulen fungal ve bakteriyel hastalik etmenleri ile bu etmenlerin yayginlik oranlarinin belirlenmesi amaciyla yurutulmustur. Aydin ilinde toplam 16 ilcede ciceklenme doneminden hasat sonuna kadar toplam 96 nar ureticisine ait bahcede survey yapilmistir. Survey calismalari sonucundaAydin ili genelinde incelenen toplam 17125 agacin %4,7’sinde solgunluk, bu bahcelerdeki incelenen meyvelerin (her agacin dort yonunde 10’ar meyve olmak uzere toplam 40 meyve) % 8,1’inde curume gorulurken, % 8,8’inde ise hasat oncesinde gorulen catlamalar nedeniyle pazar degerini yitirdigibelirlenmistir. Solgunluk belirtisi gosteren bitkilerden ornekler alinmis ve bu bitkilerin kok ve kok bogazindan yapilan izolasyonlar sonucu elde edilen funguslarin % 64,4’u Fusarium spp . , % 13,6’si Cytospora spp ., % 3,4 ’ u Cytospora spp. ve Fusarium spp. ve % 1,7’si Trichothecium roseum, % 1,7’si Rhizoctonia solani, % 1,7’si Phytophthora sp., % 1,7’si Gliocladium sp. ve % 1,7’si Alternaria sp., olarak tanilanirken, izolatlarin % 10,2’si Coniella granati olarak tanilanmistir. Fusarium, Coniella granati ve Cytospora turleri ile yapilan patojenisite calismalari sonucunda Cytospora ve Coniella granati izolatlarinin tamami patojen olarak bulunurken, Fusarium turlerinin %69,5’i patojen olarak saptanmistir. Hastalikli meyvelerden yapilan izolasyon calismalarinda ise en fazla % 28,3 ile Altenaria spp. izole edilirken bunu % 19,6 ile Aspergillus spp. %13,1 ile Penicillium spp. %8,7 ile Coniella granati , %8,7 ile Cytospora spp. izlemis, Gliocladiom spp., Trichoderma spp. ve Fusarium spp. tanilanan diger funguslar olmustur. Aydin ilinde yurutulen survey calismalari sonucunda nar agaclarinda bakteriyel hastaliklar ile ilgili herhangi bir belirtiye rastlanmamistir.
Leucostoma canker, caused by several species of the genus Leucostoma, is an important disease of stone fruits. Our knowledge on the reactions of the cultivars of stone fruit species to Leucostoma spp. is not adequate. In this study, reactions of five cultivars from the four hosts (peach, plum, almond, and apricot) against Leucostoma spp. were determined using excised-stem section test. The length of the canker lesions (mm) developed on the stem ranged from 13.3 to 48.5 in peach, from 12.5 to 60.8 in plum, from 6.8 to 19.3 in almond, and from 11.8 to 57.3 in apricot. The pathogen formed larger lesions on cv.‘Papaz’ (plum), ‘Ninfa’ (apricot), ‘Ruby Rich’ (peach) and ‘Ferraduel’ (almond). In a separate experiment, reaction of one cultivar as representative for each host was also determined on potted plants. Large lesions developed on the plants of cvs. ‘Ninfa’, Vista Rich’ (peach) and ‘Formosa’ (plum). The pathogen created smaller lesions on ‘Texas’ (almond) than other cultivars. Results indicated that susceptibility of stone fruit cultivars against Leucostoma spp. varied and none of them were completely resistant.