
Bu calismada, 0,5±0,01 g ortalama agirliga sahip Melek baligi ( Pterophyllum scalare ) yavrularinin yemlerinde balik unu yerine farkli oranlarda (%0, % 15, %25ve %35 FK ) findik kuspesi ilave edilmis, yapilan beslemenin buyume, yem degerlendirme, yasama orani ve ekonomik performans uzerine etkileri arastirilmistir. Deneme yemleri izonitrojenik (%47) ve izokalorik (2361 kcal kg-1) olarak hazirlanmis ve baliklar findik kuspesi ilaveli yemlerle 90 gun sureyle beslenmislerdir. Denemenin sonunda en iyi agirlik artisi ve spesifik buyume orani kontrol grubu ile %15 findik kuspesi iceren yem gruplarinda gorulmustur. %15’den daha fazla findik kuspesi ilave edildiginde bu degerler azalmistir. Findik kuspesi ilavesi %35 duzeyini gectiginde protein etkinlik oraninda (PEO) azalma ve yem degerlendirme oraninda (YDO) onemli duzeyde kotulesme meydana gelmistir. Kondisyon faktorunde %15’lik grup haricinde (P<0,05) farklilik onemli bulunmamistir. Yasama orani ise %93,1 (%0 FK I.Grup) ile %79,9 (%35 FK I.Grup) arasinda degismis, iki grup haricine (P<0,05) onemli bir farklilik gorulmemistir. Sonuc olarak, yavru melek baliklarinin rasyonuna %15 findik kuspesi ilavesi ile optimum buyume gerceklesmis ve yemdeki findik kuspesinin artisi ekonomik performans degerlerini olumlu etkilemistir.
Arastirmada bakir (Cu), cinko (Zn), kursun (Pb) ve kadmiyum (Cd)’un 96 saatlik LC 50 degerinin %10’una karsilik gelen sirasiyla 4.0, 6.0, 0.2 ve 1.6 ppm ortam derisimlerinin 7, 15 ve 30 gun surelerle etkisine birakilan Oreochromis niloticus ’un serum glukoz, total protein, albumin, D-Bilirubin, aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT) ve total kolesterol duzeylerinde meydana gelen degisimler belirlenmistir. Deneme suresince incelenen derisimlerin etkisinde mortalite gozlenmemistir. Incelenen metallerin belirlenen sureler sonundaki etkisinde kontrole oranla, total protein, albumin ve D-Bilirubin duzeylerinde onemli bir ayirim saptanmazken, serum glukoz, AST, ALT ve total kolesterol duzeylerinde artis gozlenmistir. Elde edilen bulgular, agir metal etkisinin serum biyokimyasal parametrelerinde degisikliklere, metabolik olaylarda bozukluklara neden olabilecegini gostermektedir.
Bu calismada fitoplankton gruplarinin tespit edilmesinde yaygin olarak kullanilan Yuksek Performansli Sivi Kromatografik (HPLC) ve spektroflorometrik metotlar kiyaslanmistir. Bu amacla Mersin Korfezi – Rodos Adasi arasinda farkli ekosistemleri temsilen 5 farkli istasyondan 4 farkli donemde (Temmuz-Eylul 2012 ve Mart-Mayis 2013) 152 adet su ornegi alinarak farkli tip filtrelere suzulmustur. Klorofil- a , pikoplankton, nanoplankton ve mikroplankton parametreleri her iki metotla olculerek kiyaslanmistir. HPLC cihazinin spektroflorometreye gore daha hassas oldugu fakat yontemde kullanilan GF/F filtrelerin pikoplanktonik hucreleri tutmada basarisiz oldugu belirlenmistir. Akdeniz gibi pikoplankton yogunlugunun fazla oldugu denizlerde kullanilan GF/F filtreler, nukleopor polikarbonat filtrelere gore biyokutle kaybina neden olarak yanlis okumalara neden olabilmektedir. Toplam klorofil- a ve mikroplankton olcumlerinde her iki yontem birbirleriyle uyumlu bulunmustur.
Bu arastirmada Turkiye’nin Karadeniz kiyilarinin ortasinda yer alan Sinop ve cevresinde kalkan avciliginda kullanilan uzatma aglarinin av kompozisyonunun mevsimsel olarak degisiminin belirlenmesi amaclanmistir. Calisma Eylul 2015 – Temmuz 2016 tarihleri arasinda 320 mm goz acikligindaki multifilament sade uzatma aglariyla toplam 8 denemede gerceklestirilmis ve 100.139 kg kalkan ( Scophthalmus maximus ), 716.659 kg vatoz ( Raja clavata ) olmak uzere toplam 816.798 kg balik avlanmistir. Ayrica aglara 2 adet tirtak ( Delphinus delphis ) ve 7 adet mutur ( Phocoena phocoena ) tesadufi av olarak yakalanmistir. Yapilan istatistiksel degerlendirme sonucunda mevsimsel olarak kalkan aglarinin av kompozisyonunda gozlenen farkin onemli (P<0.05) oldugu belirlenmistir.
Bu arastirmada Trabzon iline kayitli girgir teknelerinin ozellikleri, donanimlari ve teknedeki girgir aglarinin bazi teknik ozellikleri incelenmistir. Trabzon da faaliyet gosteren 71 adet girgir teknesinin 8 adedi ahsap, 63 adedi sac materyalden yapilmis olup; tam boylari 12,5-49,9 m arasinda, motor gucleri ise 135-4300 HP arasinda degismektedir. Cogunlugu hamsi olmak uzere, orkinos ve cok amacli girgir aglari kullanan bu teknelerin sonar, echo-sounder, radar, VHF telsiz, manyetik pusula, harita cihazi (GPS), buz makinesi, soguk muhafaza odasi, jenerator, balik pompasi gibi teknik araclarla son derece iyi donatildiklari belirlenmistir. Kullanilan girgir aglari sekil olarak benzer olmalarina ragmen bu aglar arasinda bazi farkliliklar bulunmaktadir. Incelenen aglarin goz acikliklari, hamsi girgiri, cok amacli girgir ve orkinos girgiri icin sirasiyla; 13-14 mm, 24-40 mm ve 40-140 mm olarak tespit edilmistir.
Bu calismada Turkiye’de deniz baligi yetistiriciligi sektorunde rekabet algisi arastirilmistir. Bu calismanin amaci, deniz baligi yetistiriciligi sektorunde artan rekabet dolayisiyla sektorde yer alan yetistiriciler, yem ureticileri, isleme isletmeleri, bakanlik calisanlari, universiteler, perakende isletmeler, arastirma enstituleri ve tedarikci isletmelerde calisanlarin sektorde rekabeti nasil algiladiklarini ortaya cikarmaktir. Bu amacla hazirlanan anket 344 kisi ile gerceklestirilmistir. Bulgular sektorde yer alan isletme tiplerine gore ayri ayri ve toplam olarak degerlendirilmis ve yorumlanmistir. Sektorde tedarikcilerin ve alicilarin pazarlik gucunun yuksek ve ikame urun tehdidinin ise dusuk algilandigi, urunun satis fiyati, finansal guc ve pazara hizli urun sunma faktorlerinin ise onemli rekabet unsuru oldugu belirlenmistir.
Bu calismada, Dogu Karadeniz Bolgesi’ndeki kara midyenin mevsime bagli olarak amino asit ve yag asidi kompozisyonundaki degisimler incelenmistir. Dogu Karadeniz Bolgesinde toplam 12 istasyondan tuplu ve serbest dalis yontemi ile orneklemeler yapilmistir. Kara midyenin; ilkbahar, yaz, sonbahar ve kis mevsimlerinde toplam amino asit miktarlari sirasi ile 13272,13, 14252,13, 17472,13 ve 12548,88 mg/100 gr olarak tespit edilmistir. Toplam esansiyel amino asit miktarinin mevsimsel ortalamalari sirasi ile 6605,27, 6520,13, 6825,13 ve 5186,13 mg/100g ve toplam esansiyel olmayan amino asit miktarlarinin mevsimsel ortalamalari ise 6666,88, 7732,00, 10647,00 ve 7362,75 mg/100g olarak bulunmustur. Calisma sonuclarina gore 150 g midye eti tuketilmesi gunluk losin ve lisin miktarini karsilamaya yeterlidir. Doymus yag asidi (DYA) grubunda palmitik ve stearik yag asitlerinin yillik genel ortalamasi sirasi ile % 19,62 (287,30 mg/100 g), % 4,46 (64,32 mg/100g) olarak bulunmustur. Butun mevsimlerde tekli doymamis yag asidi (TDYA) icerisinde en fazla miktara eikosenoik asit (% 6,39) ikinci sirada ise oleik asit (% 4,53) sahip olmustur. Toplam coklu doymamis yag asidi (CDYA) miktarlarina mevsimsel bazda bakildiginda en dusuk miktar yaz (% 45,66), en yuksek miktar ise ilkbahar (% 50,98) mevsiminde tespit edilmistir. EPA ve DHA miktarlari ise CDYA benzer bir seyir izlemistir. Kara midye etinin EPA ve DHA yonunden zengin bir omega-3 kaynagi oldugu bulunmustur.
Akuakultur dunyada besin uretiminde en hizli buyuyen ve gelecek vaat eden sektorlerden biridir. Bununla birlikte infeksiyoz hastaliklar akakulturde en temel problem olarak ortaya cikmakta ve cok onemli ekonomik kayiplara yol acmaktadir. Akuatik hastaliklarla mucadelede en etkili yol, diger hayvan yetistiriciliklerinde oldugu gibi antibiyotik kullanmak olmustur. Bununla birlikte antibiyotik direnci gelismesi ve yayilmasi gibi ciddi negatif etkilerinden dolayi son yillardaki antibiyotiklerin akuakulturde kullanilmalarina siki duzenlemeler gelmistir. Bunun sonucunda antibiyotikler artik bazi durumlarda bakteriyel hastaliklarin tedavisinde etkili degildir. Bu durum hastaliklarla mucadelede prebiyotikler gibi antibiyotiklere alternatif stratejiler gelistirilmesine ilgiyi arttirmistir. Prebiyotikler konakcidaki faydali bakterileri arttiran sindirilemeyen liflerdir. Cesitli karasal hayvanlarda saglik ve performans alanindaki potansiyel faydalari gosterilmesine ragmen, prebiyotiklerin yetistiriciligi yapilan baliklarda kullanimi daha az arastirilmistir. Sindirim sistemindeki bakteriler konakcinin sagligini ve beslenmesini etkilemede onemli bir role sahiptir. Prebiyotikler spesifik olmayan immun cevapta farkli seviyelerde rol oynar. Bu yuzden, barsak bakterilerini cesitli yollarla degistirerek patojenlere karsi daha iyi direnc gosterme, konakcinin buyumesi ve bagisikliginin arttirilmasi gibi faydali etkilere ulasmak icin cesitli baliklarda arastirma yapilmistir. Bu derlemenin amaci mannan oligosakkarid (MOS), frukto olgosakkarid (FOS), Inulin, Ksilo oligosakkarid (XOS), galakto oligosakkarid (GOS) gibi bazi prebiyotiklerin yetistiriciligi yapilan baliklarda immun sistem ve hastalik direnclerine etkilerine yonelik genel bir bakis saglamaktir.
Bu calisma Izmir ili kiyi seridinde (Cigli, Karsiyaka, Konak, Goztepe, Inciralti, Narlidere, Guzelbahce ve Urla) yapilan amator balikciligin guncel durumunu belirlemek amaciyla gerceklestirilmistir. Arastirma sahasinda Nisan 2015 - Ekim 2015 periyodunda amator balikcilik yapan 105 birey tesadufi olarak secilmis ve gonulluluk esasiyla kirk soru iceren ankete katilimlari saglanarak orjinal veriler elde edilmistir. Orneklem buyuklugunun belirlenmesinde; ulkemizde nufus icindeki amator balikcilik orani ile ilgili herhangi bir kayit olmamasi nedeniyle cografik yakinligi acisindan Avrupa icin belirlenen %4,8 degeri kullanilmistir. Amator olta balikcilari ile yapilan anket calismasi sonucunda balikcilik ile ilgili duzenlemeler hakkinda bilgisi olup olmadigi degiskenlerin dagilimi ki-kare testi ile belirlenmis ve yanilma olasiligi α = 0,05 secilmistir. Anket sonuclari SPSS ve EXCEL programlari kullanilarak degerlendirilmistir. Sonuc olarak yasal duzenlemeler hakkinda bilgisi olan ve olmayanlar karsilastirildiginda yas grubu degiskeninde (χ 2 :14,305; p:0,008), meslek gruplarinda (χ 2 :13,074; p: 0,004) ve ev sahibi olmalari degiskeninde (χ 2 :5,810; p:0,016) istatistiksel olarak farklilik gozlenirken diger degiskenlerde gozlenmemistir. Yasal duzenlemeler hakkinda bilgisi olan ve olmayanlari karsilastirdigimizda ise balik tuketimi (kg/hafta) degiskeni (χ 2 :9.149; p:0,000), kac yildir amator balikcilik yapildigi degiskeni (χ 2 :17,805; p:0,000), olta balikciligi belgesine sahip olma degiskeni (χ 2 :18,595; p:0,000), avlanmada gecirdikleri saat degiskeni (χ 2 :12,931; p:0,012), tehlikeli balik turleri hakkinda bilgisi olup olmadigina ait degiskene (χ 2 :16,097; p:0,000) ve yasal duzenlemeler hakkinda bilgisi olan ve olmayanlarin arasinda (χ 2 :11,728; p:0,001) istatistiksel olarak farklilik saptanmis diger degiskenlerde ise farklilik saptanmamistir.
Su urunleri yetistiriciligi gida ureten onemli bir sektor olup gida guvencesi, ekonomik buyume ve istihdama onemi katkida bulunmaktadir. Su urunleri sektorunun iklim degisikliginden etkilenmesi kacinilmazdir. Bu nedenle gerekli uyum ve hafifletme politika ve stratejilerin gelistirilmesi sektorun gelecegi acisindan hayati onem tasimaktadir. Sektor paydaslarinin iklim degisikligi ve yetistiricilik sektoru uzerindeki olasi etkilerine yonelik algisinin bilinmesi; farkindaligin gelistirilmesi, gerekli adaptasyon ve hafifletme politika ve araclarinin gelistirilmesi icin oncelikle ele alinmasi temel konularin basinda gelmektedir. Bu on calisma; Ulkemizde sektor paydaslarinin iklim degisikligi ve su urunleri yetistiriciligi ile olasi etkilesimlerine yonelik genel algilarini belirlenmek amaciyla yurutulmustur. Elde edilen bulgular paydaslarin genel olarak iklim degisikligi ve yetistiricilik uzerindeki potansiyel etkileri konusunda bilincli olduklarini ancak bunu sektor acisindan temel bir sorun ve oncelik olarak algilamadiklarini gostermektedir.
Dogu Karadeniz’de deniz salyangozu ( Rapana venosa ) avciliginda kullanilan algarnalarin etki alanindaki kiyi yengeci turune ( Liocarcinus depurator ) ait davranis gozlemleri ticari tekne kiralanarak 17 Aralik – 19 Aralik 2015 tarihleri arasinda yapilmistir. Cekimler 16 – 18 metre derinliklerde dogal isik kosullarinda yapilmis ve toplamda 403 dakikalik video kaydi elde edilmistir. Algarna agzinda yapilan gozlemlerde kiyi yengeclerinin %89’unun algarnadan aktif olarak kacma davranisi gosterdigi tespit edilmistir. Yaklasan algarnadan kacmak icin bireyler cogunlukla yurume ve yukselme davranisi gostermistir. Torba kisminda yapilan gozlemlerde ise torbaya gelen bireylerin cogunlukla kum bulutunun ustunde konumlandigi gorulmustur. Son olarak elde edilen bulgular kullanilarak bu turun algarnadan tasfiyesine yonelik onerilerde bulunulmustur.
Makalenin Turkce ve Ingilizce ozeti buraya yazilacaktir. Bu calisma Ekim 2015 ile Eylul 2016 tarihleri arasinda Kucuksu Golet’inde (Taskopru, Kastamonu) belirlenen uc istasyonda aylik ornekleme ile gerceklestirilmistir. Golet icme suyu ve sulama suyu ihtiyacini karsilamak icin yapilmistir. Bu calismanin temel amaclari, Kucuksu Golet’inde fizikokimyasal parametreler ve agir metal iceriginin aylik ve mevsimsel degisimini gozlemlemek, su kalitesi ozelliklerini ve sucul yasam acisindan uygunluk seviyesini belirlemek ve ayrica su kalitesini Yuzeysel Su Kalitesi Yonetimi Yonetmeligine gore siniflandirmaktir. Toplam 21 fizikokimyasal parametre ve 7 agir metal incelenmistir. Kucuksu Golet’i su kalitesi Yuzey Su Kalitesi Yonetim Yonetmeligi (YSKYY)’nin kita ici su kaynaklarinin siniflarina gore SINIF I-III olarak bulunmustur. Fiziksel ve kimyasal analizlerin bulgulari karsilastirildiginda, bu goletin bir oligotrof karakterde oldugu gorulur. Bu sonuclar acisindan, Kucuksu Golet’i suyu genellikle sucul organizmalar icin uygundur. Bu su kaynaginin kirlilik baskisi altinda oldugu, daha da kirlenmemesi, su kalitesinin korunmasi acisindan periyodik olarak duzenli olarak izlenmesinin gerektigi sonucuna ulasilmistir.
Bu calismada, Marmaris Korfez’inde Mayis 2011-Nisan 2012 doneminde Gobiidae (Kayabaligi) larvalarinin cesitliligi, korfezdeki dagilim alanlari ve planktondaki bolluk durumlari incelenmistir. Arastirma, korfezin ic kesiminde yer alan oldukca sig olan koy bolumunde cesitli noktalarda secilen 18 istasyonda yurutulmus, 200 mikronluk goz acikliginda olan, WP-2 tip plankton kepcesiyle 2,5knot hizda, 10 dakikalik surelerle yapilan horizontal cekim ornekleri degerlendirilmistir. Gobiidae larvalari tum larvalar icinde kis (%84) , ilkbahar (%64) ve yaz (%54) aylarinda en yuksek yuzdeleri olusturmustur. Maksimum 38 m olan korfez sularinda; Pomatoschistus spp. , Gobius niger Linneaus,1758 , yataklarinin bulundugu bati bolumu kiyilari, Keciadasi’nin bati girisinde, korfezin dogu kiyilari ve guneydoguda Yalancibogaz bolumlerinde yogunlasmistir. Kayabaligi larvalarinin korfezdeki yogunluklari; 0,63-31,88 birey/100m 3 ’dur. Marmaris Korfezi’nde tekne cipalarinin suruklenmesi veya petrol ve turevi maddelerin Gobius paganellus Linneaus,1758 , Pomatoschistus minutus (Pallas,1770) , Pomatoschistus microps (KrOyer, 1938) turlerinin larvalari tespit edilmistir. Gobiidae larvalari, korfezin Pasidonia spp. dip bolgede birikmesi ile demersal olan yumurtalari zarar gorur ve dolayisiyla larval yogunluklari beklenenden azdir.
Bu anket calismasi, Hatay ili Iskenderun halkinin balik tuketim aliskanlik ve tercihinin belirlenmesi amaci ile yapildi. Calisma, Basit Tesadufi Ornekleme Metoduyla , ilce merkezinde ikamet eden farkli sosyal ve ekonomik temele sahip, 350 kisiye 29 soruluk anket uygulanarak gerceklestirildi. Iskenderun'daki tuketicilerin % 32’sinin hayvansal agirlikli %27'sinin bitkisel agirlikli ve %41'inin ise hem hayvansal hem de bitkisel agirlikli urun tukettikleri belirlendi. Katilimcilarin% 95'inin baliketi tukettigi ve% 5'inin ise baliketi tuketmedigi tespit edildi. Baliketinin, insanlarin % 79,2'si tarafindan sevildigi ve % 11'i tarafindan sevilmedigi goruldu. Halkin % 1’inin ise hic hayvansal urun tuketmedikleri tespit edildi. Tuketicilerin, hayvansal gida urunlerinden oncelik sirasiyla, %34’u kirmizi eti, %27’si beyaz eti (kanatli), %5’i baliketini ve %33’unun de her uc et turunu esit agirlikli tukettigi anlasildi. Tuketiciler oncelikli olarak, %48 deniz baligi, %9 tatli su baligi ve %38 her iki turu de tuketmektedir. %5'lik tuketici diliminin ise; hicbir turu tercih etmedigi goruldu. Tuketimi en fazla olan balik turleri sirasiyla hamsi (%26), cipura (%19), levrek (%15), alabalik (%14), barbun (%9), istavrit (%7), uskumru, lufer (% 4 ) ve sazandir (% 2) . Ayrica, tuketicilerin% 47'sinin balik disinda diger su urunlerini de (midye, karides, istakoz vb.) tukettigi tespit edildi.