
Bu araştırmanın amacı, spor lisesi öğrencilerinin sporda kaygı düzeyleri ile ahlaki karar almatutumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma, Bursa ilinde spor liselerinde öğrenimgören 161 kız ve 258 erkek olmak üzere toplam 419 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler; KişiselBilgi Formu, Sporda Kaygı Ölçeği-2 ve Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeğikullanılarak toplanmıştır. Bulgular, cinsiyet, spor dalı, spor deneyimi ve sınıf düzeyinin sporda kaygıve ahlaki karar alma tutumları üzerinde anlamlı farklılaşmalar oluşturduğunu, yaş değişkeninin iseher iki ölçeğin alt boyutlarında anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermiştir. Korelasyon analizisonucunda, Altyapı Sporlarında Ahlaki Karar Alma Tutumları Ölçeği'nin “Hileyi Benimsemek” altboyutu puanları ile Sporda Kaygı Ölçeği-2'nin “Konsantrasyon Bozukluğu” alt boyutu puanlarıarasında düşük düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, sporlisesi öğrencilerinde sporda kaygı ve ahlaki karar alma tutumlarının belirli boyutlarda birbiriyleilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca sporda kaygı düzeyi ve ahlaki karar alma tutumlarının çeşitlibireysel ve sportif deneyim değişkenlerine göre farklılaşması, bu yapıların çok boyutlu etkenlerdenetkilendiğine işaret etmektedir. Bu doğrultuda araştırma, spor eğitimi ortamlarında etik değerlereyönelik eğitim uygulamaları ile psikolojik destek çalışmalarının önemine dikkat çekmekte ve sporpsikolojisi ile spor ahlakı arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sunmaktadır.
Early childhood is the period in which the brain develops most rapidly. High-quality educationalexperiences provided during this stage support children’s cognitive, emotional, and socialdevelopment, laying the foundation for future learning. In this developmental process, play is themost natural and effective way to support brain development. The aim of this study is to examinethe traditional children’s games included in the book “100 Face-to-Face Traditional Plays forChildren”, published by the Ministry of National Education, in terms of the brain regions theysupport. The book features one hundred traditional games compiled from all 81 provinces ofTürkiye, along with their objectives and instructions. A descriptive qualitative research designwas adopted. The plays were analysed through content analysis, and the Brain Parts Checklistwas used during the analysis phase. The analysis, conducted using MAXQDA software, yieldedan inter-coder reliability coefficient of 84%. According to the findings, the 100 traditional playssupport seven major brain regions at varying levels: the Frontal Lobe, Occipital Lobe, ParietalLobe, Temporal Lobe, Association Areas, Limbic-Paralimbic Regions, and the Cerebellum. Thefrontal lobe, associated with decision-making and higher-order thinking skills, was found to bethe most supported area. Additionally, the plays were observed to stimulate the primary andsecondary visual cortex in the occipital lobe and to foster social interaction and problem-solvingskills within the association areas. On the other hand, no plays were found to support brainfunctions such as Olfactory Bulb. These findings reveal the cognitive richness embedded intraditional children’s play.
This study examined the effects of online strategy training on English reading comprehensionamong 28 eighth-grade students in Türkiye. A quasi-experimental design supported by qualitativedata assigned two intact classes to experimental and control groups. Both groups completedreading activities, while the experimental group received weekly explicit instruction in eightreading strategies. Data were collected through a researcher-developed reading comprehensiontest administered as a pretest, posttest, and delayed posttest, alongside learner diaries and semistructuredinterviews. The intervention significantly improved the experimental group’s readingcomprehension, with a large within-group effect size and a medium effect size compared tothe control group. Continued improvement through the delayed posttest suggested sustainedeffects, whereas the control group’s performance declined at posttest and partially recoveredat the delayed posttest. Qualitative findings indicated increased awareness and applicationof questioning, prediction, and visualization strategies, alongside difficulties with planningand comprehension monitoring; limited vocabulary, insufficient strategy use, low motivation,and external stressors contributed to the control group’s declining performance. The studyrecommends integrating strategy instruction, vocabulary development, and metacognitive skillsinto reading instruction, supported by interest-based materials, extended guided practice, andregular formative assessment and feedback.
Türkiye’de eğitim ve öğretim programları, toplumsal, teknolojik ve pedagojik ihtiyaçlara yanıt verebilmekiçin sürekli güncellenmektedir. Bu bağlamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan2024 Fizik Dersi Öğretim Programı ile 2018 Fizik Dersi Öğretim Programı’nın karşılaştırılması,yeni programın getirdiği yeniliklerin anlaşılması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada TürkiyeYüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan Fizik Dersi Öğretim Programı ile 2018 Fizik DersiÖğretim Programı’nın karşılaştırılması ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu kapsamda Türkiye’deortaöğretim kurumlarında uygulanan Fizik Dersi Öğretim Programı; temel yaklaşım ve felsefe, öğretimiçeriği ve üniteler, ölçme ve değerlendirme yaklaşımı, pedagojik yaklaşım, kariyer ve gelecek odaklılıkbakımından karşılaştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yönteminin içinde yer alan doküman incelemeyöntemi kullanılmıştır. İncelenen Fizik Dersi Öğretim Programlarından elde edilen verilerin analizi,içerik analizine göre yapılmıştır. 2018 Fizik Dersi Öğretim Programı’nın daha çok bilgi aktarımı vekavramsal yapılandırma odaklı bir çerçeve sunduğu; 2024 Fizik Dersi Öğretim Programı’nın ise öğrencietkinliğini, dijital çağın gereksinimlerini ve disiplinler arası düşünmeyi program metni ve hedef ifadeleridüzeyinde daha görünür hâle getirdiği görülmektedir. 2024 Fizik Dersi Öğretim Programı, öğrencilerinbilimsel bilgiyi sadece öğrenmeleri değil, aynı zamanda bunu farklı alanlarda kullanarak gerçek dünyasorunlarına çözüm üretmeleri için daha geniş fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle Türkiye Yüzyılı MaarifModeli 2024 Fizik Dersi Öğretim Programı’nın, öğrencilere yalnızca temel fizik kavramları, ilkeleri vebilimsel düşünme becerileri kazandırmakla kalmayıp onları modern dünyanın gereksinimlerine uygunbireyler olarak daha zengin bir eğitim deneyimi sunacağı düşünülmektedir.
Bu araştırma, son yıllarda eğitim politikalarında önemli bir yer edinen kapsayıcı eğitimyaklaşımlarının alt boyutlarının, Türkiye’deki güncel eğitim politikalarındaki yerini belirlemekamacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda, kapsayıcı eğitimin alt boyutlarının politika belgelerindenasıl ele alındığı incelenmiştir. Bu araştırma, politika belgelerinin sistematik olarak incelendiği vedoküman incelemesine dayalı nitel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın veri kaynakları;üst politika belgeleri ve düzenlemeler, ilgili bakanlıklara ait belgeler, öğretmen yetiştirme sisteminedair düzenlemeler ve eğitim mevzuatı kategorilerindeki dokümanlardır. Araştırmada, kapsayıcıeğitimin alt boyutları doğrultusunda güncel politika belgeleri doküman analiziyle incelenmişve veriler MAXQDA 2020 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında incelenen 44politika belgesinde, kapsayıcı eğitimin yedi farklı alt boyut üzerinden ele alındığı belirlenmiştir.Bu sonuç, Türkiye’de kapsayıcı eğitim anlayışının yalnızca belirli dezavantaj grupların eğitimsüreçlerine dâhil edilmesiyle sınırlı olmadığını; öğretim uygulamalarından eğitim sistemininyapısına, destek hizmetlerinden sosyal kapsayıcılığa kadar genişleyen çok boyutlu bir politikaalanı olarak değerlendirildiğini göstermektedir. Kapsayıcı eğitimin güncel eğitim politikalarındakiyeri değerlendirilirken okul yönetimine yönelik yeterli kapsayıcı hedeflerin belirlenmediği tespitedilmiştir. Ayrıca müfredatın esnekliği ve güncelliği konusunda, politik belgeler içerisinde çeşitlihedeflere yer verilmesi gerektiği önerilmektedir.