
Bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerde finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliği üzerindeki etkisini incelemekte ve bu etkinin bölgeler arasında nasıl farklılaştığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, 2000–2023 dönemine ait Latin Amerika, Asya, Afrika ve Orta Asya’dan seçilen 14 gelişmekte olan ülkeye ait panel veri kullanılmıştır. Finansal kapsayıcılık; banka hesabı sahipliği, krediye erişim, tasarruf oranı ve dijital finans kullanımı gibi göstergelerden oluşturulan bir kompozit endeks ile temsil edilmiştir. Gelir eşitsizliği Gini katsayısı ile ölçülmüş, ayrıca kişi başı GSYİH, eğitim düzeyi, işsizlik oranı, kamu harcamaları, enflasyon ve kentleşme oranı kontrol değişkenleri olarak modele dahil edilmiştir. Driscoll-Kraay sabit etkiler yöntemiyle yapılan analizlerde, finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliği üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu bulunmuştur. Bulgular, bu etkinin bölgesel düzeyde farklılaştığını, özellikle Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde daha belirgin olduğunu göstermektedir. Panel Granger nedensellik testi ise finansal kapsayıcılığın gelir eşitsizliğini Granger anlamında etkilediğini ortaya koymuştur. Çalışma, kapsayıcı finansal politikaların eşitsizlikle mücadelede etkili bir araç olabileceğini ortaya koyarak politika yapıcılara önemli öneriler sunmaktadır.Anahtar Kelimeler: Finansal Kapsayıcılık, Gelir Eşitsizliği, Kompozit Endeks, Gini Katsayısı, Gelişmekte Olan Ülkeler, Panel Veri Analizi JEL Sınıflandırması: G21, Q15
Bu çalışmanın konusu ve amacı, Türkiye tarım sektörünün gelişimini Cumhuriyet dönemi çerçevesinde inceleyip, çeşitli bulgular ile destekleyerek belirli dönemlerde söz konusu olan tarım politikalarının olumlu ve olumsuz yönlerini tespit etmektir. Bu tespit, tarımsal destekleme, üretim araçlarının revizyonu ve dış ticaret verileri çerçevesinde analiz edilmiştir. Tarım sektörü dahilinde gerçekleşen gelişimin miras yolu ile sürdürülmesi tarihsel bir yaklaşımı zorunlu kılmış, yıllar içerisinde değişen iktidarların tarım sektörüne yaklaşımını yorumlamaya yardımcı olmuştur. Betimsel analiz yöntemi ile elde edilen bulgulara göre zaman içerisinde değişen hükûmetlerin tarım sektöründeki üretimin verimliliğine doğrudan etki ettiği saptanmış, uygulanan tarım politikalarının olumlu veya olumsuz yönleri tespit edilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında tarım politikaları, nüfusun iaşesi çerçevesinde gerçekleştirilmiş; bu dönem içerisinde tarım ürünlerinin fiyatlandırılması, üreticiye arazi tahsis edilmesi, Medeni Kanun ile özel mülkiyet hakkının tanınması ve Ziraat Bankası vasıtasıyla sağlanan fonlar ile etkili bir üretim modeli özendirilmiştir. 1950 yılı itibarıyla tarımsal üretim için kullanılan üretim araçları ithal edilerek sektörün modernizasyonu hızlandırılmıştır. 1963 yılı itibarıyla tekrardan devletçi politikalar izlenmiş, planlı dönem başlamıştır. 1980 yılı sonrasında dünya genelinde yaşanan gelişmeler ile köyden kente göç hızlanmış, tarım sektörü ise bu değişimden olumsuz etkilenip hâkim sektör olma özelliğini yitirmiştir.Anahtar Kelimeler: Tarım Sektörü, Türkiye Ekonomisi, Tarım Politikaları, Cumhuriyet Dönemi, Betimsel Analiz. JEL Sınıflandırması: O13, Q18, R58.
Bu çalışma, sağlık kurumlarında ultrason cihazı seçim sürecini sistematik ve bilimsel bir yaklaşımla ele almak amacıyla Bulanık DEMATEL ve Bulanık MULTIMOORA yöntemlerini kullanarak kapsamlı bir analiz gerçekleştirmiştir. Ultrason cihazları, sağlık hizmetlerinde teşhis ve tedavi süreçlerinde kritik bir rol oynadığından, cihaz seçimi yapılırken teknik, klinik ve ekonomik kriterlerin çok yönlü olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Geleneksel karar verme yöntemleri, kriterler arasındaki etkileşimleri yeterince ele alamadığı için bulanık mantık tabanlı çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri bu tür seçim süreçlerinde önemli avantajlar sunmaktadır.Öncelikle, Bulanık DEMATEL yöntemi kullanılarak, ultrason cihazı seçiminde en etkili kriterlerin belirlenmesi ve kriterler arası neden-sonuç ilişkilerinin analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, “Ekran ve Görsel Özellikler”, “Güvenilirlik ve Kalite Standartları”, “Kullanıcı Dostu Arayüz” ve “Uyumluluk & Entegrasyon” kriterleri en yüksek etkiye sahip faktörler olarak belirlenmiştir. Daha sonra, Bulanık MULTIMOORA yöntemi uygulanarak alternatif cihazlar Oran Yöntemi, Tam Çarpımsal Yöntem ve Referans Noktası Yaklaşımı ile sıralanmış ve en uygun cihaz belirlenmiştir.Elde edilen bulgular, ultrason cihazı seçiminde çok kriterli karar verme yöntemlerinin kullanımının önemini ve güvenilirliğini ortaya koymaktadır. Çalışma sonucunda en uygun cihazın yüksek görüntü kalitesi, kullanıcı dostu tasarım ve teknik güvenilirlik açısından en iyi performansı gösteren cihaz olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, sağlık yöneticileri ve karar vericiler için sistematik bir karar destek modeli sunarak, tıbbi cihaz seçiminde daha bilinçli kararlar alınmasını sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Ultrason cihazı seçimi, Bulanık DEMATEL, Bulanık MULTIMOORA, Çok Kriterli Karar Verme
Bu çalışmada, Elazığ ilinde bir kargo firmasının merkez deposundan ilçedeki şubelere kargo dağıtım ve toplanmasında maliyeti minimize edecek şekilde araç rotalarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Mevcut durumda eşit kapasitedeki üç araç üç ayrı rotada dağıtım ve toplama işlemini gerçekleştirmektedir. İlk rota Kovancılar-Palu-Karakoçan, ikinci rota Sivrice-Maden-Alacakaya-Arıcak, üçüncü rota ise Baskil-Keban-Ağın ilçelerinden oluşmaktadır. Her araç hafta içi her gün sabah il merkezindeki depodan dağıtılacak kargoları alıp mesai saatleri içerisinde ilçelere kargo dağıtım ve toplama faaliyetini gerçekleştirerek gün sonunda tekrar merkez depoya dönmektedir. Mevcut durum bilgilerinden yola çıkılarak eş zamanlı dağıtım-toplamalı, kapasite ve zaman kısıtlı araç rotalama probleminin matematiksel modeli kurulmuş ve farklı kargo yoğunluğu durumları için türetilen problemler GAMS programı kullanılarak çözülmüş ve mevcut durum ile karşılaştırılmıştır. Kargoların 1 gün ertelenmesine izin verilen modelde bazı günlerde 1 saat fazla mesai kullanılarak mevcut duruma göre maliyetin ortalama %18,2, mesafenin ortalama %20,5 oranında azaltılabildiği, mevcut durumda %24,8 olan ortalama araç doluluk oranının %39,1’e çıkarılabildiği hesaplanmıştır. Ertelemenin olmadığı modelde ise günde 1 saat fazla mesai kullanılarak mevcut duruma göre maliyetin ortalama %11,6, mesafenin ortalama %14,7 oranında azaltılabildiği, mevcut durumda %24,8 olan araç doluluk oranının %37,2’ye çıkarılabildiği hesaplanmıştır.Anahtar kelimeler: Araç rotalama problemi, Kargo firmaları, Matematiksel modelJEL Sınıflandırması: C69, L87, M11
Bilgi teknolojilerinin gelişimiyle ortaya çıkan dijitalleşme olgusu, küresel alanda rekabet düzeyinin önemli bir belirleyicisi olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri etkilemektedir. Dijitalleşme, mikro ve makro düzeyde ekonomideki karar birimlerinin iktisadi karar ve davranışlarını belirleyici niteliktedir. Bu çalışmanın amacı, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler doğrultusunda ortaya çıkan dijitalleşmenin kalkınma üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışmada 1974-2023 dönemini kapsayan yıllık veri seti kullanılarak OECD ülkelerinde kişi başına düşen gelir ve insani gelişme endeksi ile dijitalleşme göstergeleri olarak internet kullanımı, mobil abone sayısı, geniş bant erişimi arasındaki ilişki panel veri analizi kullanılarak incelenmektedir. Araştırmada serilerin durağanlık düzeylerini ölçen uygun panel birim kök testlerinin yanı sıra değişkenlerin aralarındaki uzun-dönem ilişkiyi araştıran amaca uygun panel eştümleşme testleri kullanılmaktadır. Analiz bulgularına göre ilgili değişkenler arasında uzun dönemli güçlü ve pozitif bir ilişki (eştümleşik ilişki) bulunmaktadır. Bu çerçevede, eştümleşik ilişkinin varlığı, dijitalleşmenin OECD ekonomilerinde kalkınmayı hızlandırıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Buna göre; dijitalleşmeye yönelik yapılacak yatırımlar ile kalkınmanın kısmi bir göstergesi ve vekil değişkeni olarak kabul edilen kişi başına düşen gelirin artacağı ifade edilebilir. Bu açıdan, çalışmanın politika önerisi olarak dünya ekonomisinde dijital teknolojilerin kullanımındaki artışın gelişmişlik düzeyinin önemli bir dinamik unsuru ve belirleyicisi olacağı ifade edilebilir.Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Dijital Kalkınma, Panel Eştümleşme JEL Sınıflandırması: 011, 030, B22, C33, 050