
Asma yaprağı, hem tarihsel hem de kültürel açıdan zengin bir geçmişe sahip olup, Akdeniz ve Orta Doğu mutfaklarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Türkiye, asma yaprağı üretiminde önemli bir yere sahiptir ve Tokat'ın Erbaa ilçesi, bu üretimin merkezlerinden biridir. İlçede 21.020 dekar alanda üretilen coğrafi tescilli Erbaa narince bağ yaprağı hem yurt içinde hem de yurt dışı piyasasında yoğun ilgi görmektedir. 2023 yılında Erbaa'dan yaklaşık 100 milyon dolar değerinde asma yaprağı ihraç edilmiştir. Bu nedenle asma yaprağı üretimi ilçe için son derece önemlidir. Bu çalışma, Tokat'ın Erbaa ilçesinde asma yaprağı üretimini ele almaktadır. Araştırmanın ana kitlesini Tokat ili Erbaa ilçesinde bağcılık yapan 120 asma yaprağı üreticisi oluşturmuş ve veriler anket yoluyla toplanmıştır. Araştırma sonuçları Erbaa'da asma yaprağı üretiminin ekonomik açıdan karlı ve sürdürülebilir bir faaliyet olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, kârlılığın büyük ölçüde piyasa fiyatlarına bağlı olduğu unutulmamalıdır. Piyasada oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı üreticilerin örgütlenmesi, sözleşmeli üretim modellerinin geliştirilmesi ve katma değeri yüksek işleme-pazarlama faaliyetlerine yönelinmesi asma yaprağı üretimi yapan işletmeler için önem arz etmektedir.
Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren beyaz şapkalı mantar (Agaricus bisporus) ve istiridye mantarı (Pleurotus ostreatus) üretim işletmelerinin pazarlama kanalları, pazarlama marjları ve pazarlama etkinlikleri incelenerek sektörün sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayacak stratejilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın birincil verileri, bölgede faaliyet gösteren 78 mantar üreticisiyle yüz yüze gerçekleştirilen anketlerden elde edilmiştir. Pazarlama etkinliğinin ölçülmesinde Acharya'nın Modifiye Edilmiş Pazarlama Etkinliği yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırma bulguları, bölgedeki mantar pazarlama sisteminin üreticiler açısından genel olarak etkin bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Nihai tüketici fiyatından üreticilerin aldığı pay her iki mantar türünde de yaklaşık %75 düzeyinde gerçekleşmiştir. Pazarlama etkinliği katsayısı beyaz şapkalı mantar için 2.52, istiridye mantarı için 2.62 olarak hesaplanmış olup, her iki değerin de 1'in üzerinde olması pazarlama sisteminin etkin işlediğini ortaya koymaktadır. Pazarlama kanalları bakımından, istiridye mantarı üreticilerinin %81'inin ürünlerini doğrudan tüketiciye satmayı tercih ettiği, beyaz şapkalı mantar üreticilerinin %76'sının ise toptancı kanalı aracılığıyla pazarlama yaptığı belirlenmiştir. Araştırmada, her iki üretici grubu açısından da en önemli ortak sorunun yüksek nakliye maliyetleri olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak, beyaz şapkalı mantar üreticileri işletme dışından sağlanan komposta olan bağımlılıktan ve fiyat dalgalanmalarından etkilenirken; istiridye mantarı üreticileri, teknik bilgi eksiklikleri ve ürünün sınırlı ölçüde tanınmasıyla ilgili zorluklarla karşılaşmaktadır. Ayrıca üretici örgütlenmesinin zayıf olması, üreticilerin pazarlık gücünü sınırlandıran önemli bir unsur olarak öne çıkmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; yerel kompost üretiminin desteklenmesi, teknik eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve soğuk zincir lojistik altyapısının güçlendirilmesi sektörün sürdürülebilir gelişimi açısından öncelikli politika önerileri olarak değerlendirilmektedir.
Water scarcity and increasing climatic variability have increased the need for reliable plant-based indicators for irrigation scheduling in semi-arid environments. This study was conducted during the 2022 and 2023 growing seasons at the Batı Akdeniz Agricultural Research Institute (BATEM), Antalya, Türkiye, to evaluate the Crop Water Stress Index (CWSI) response of silage maize grown under subsurface drip irrigation (SDI) and to estimate CWSI values potentially useful for irrigation scheduling. The experiment was arranged in a randomized complete block design with three replications and four irrigation treatments: full irrigation (I1, 100%), deficit irrigation (I2, 50%), excess irrigation (I3, 120%), and a rain-fed treatment (I4). Seasonal irrigation water applied to the irrigated treatments ranged from 198 to 471 mm, while growing-season rainfall was 13 mm in 2022 and 118 mm in 2023. Canopy temperature was measured using infrared thermometry, and CWSI was calculated using crop-specific lower and upper baselines established from the relationship between canopy–air temperature difference (Tc–Ta) and vapor pressure deficit (VPD). The lower baseline equations were Tc–Ta = −2.9VPD − 1.9 in 2022 and Tc–Ta = −3.7VPD − 2.1 in 2023, whereas the corresponding upper baseline values were 4.72 in 2022 and 4.02°C in 2023, respectively. Irrigation treatments significantly affected CWSI and forage yield. The I2 treatment produced the highest forage yields, with 105.78 and 96.80 t ha⁻¹ in 2022 and 2023, respectively, and the lowest mean CWSI values (0.10 and 0.11). In contrast, the rain-fed (I4) treatment had the highest mean CWSI values (0.62 and 0.58) and the lowest forage yields (16.70 and 17.05 t ha⁻¹). Irrigation water productivity was also highest under I2, reaching 53.40 and 45.20 kg m⁻³ in 2022 and 2023, respectively. CWSI was strongly and negatively associated with forage yield (r = −0.89 and −0.91, respectively). Irrigation-trigger estimates of approximately 0.14 and 0.16 were obtained for 2022 and 2023, respectively. These values should be regarded as preliminary, experiment-specific estimates under the soil, climatic, crop, and SDI conditions evaluated in this study rather than as universal thresholds for silage maize.
This study investigated the effects of indole-3-butyric acid (IBA) and mycorrhizal inoculation, applied individually or in combination, on the rooting success of Gardenia jasminoides cuttings. Cuttings (8–12 cm) were pretreated with 4000 ppm IBA for 10 seconds, immersed in mycorrhiza solution for 2 minutes, and planted in a 1:1 perlite–turf medium under a mist propagation system. Rooting parameters including percentage, root ball diameter, root length, and number of main roots were evaluated. Root initiation occurred 38 days after planting. The control group exhibited a rooting rate of 28%, which increased to 61% with IBA and 56% with mycorrhiza. The highest rooting rate (73%) was observed in the combined treatment. The number of main roots increased from one in controls to approximately five in the combined treatment, while root ball diameter improved from 3 mm to 12 mm. Root length increased from 12 mm in controls to 29 mm in the combined treatment, though differences were not statistically significant. These findings confirm the synergistic effect of IBA and mycorrhiza, consistent with previous reports in woody ornamentals. Future research should address the mycorrhizal colonization and physiological measurements to clarify the mechanisms underlying the observed improvements. Overall, the results suggest that environmentally friendly mycorrhizal inoculation combined with IBA can enhance rooting and contribute to sustainable propagation of gardenia plants
Kontrollü yetiştirme ortamlarında ışık kalitesi ve spektrumu, fide gelişimi ve kalite parametrelerini belirleyen temel çevresel faktörlerden biridir. Bu çalışmanın amacı, farklı LED ışık spektrumlarının mevsimlik süs bitkilerinde fide büyümesi, biyokütle birikimi, klorofil içeriği ve kök morfolojisi üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak belirlemektir. Çalışmada bitkisel materyal olarak Zinnia ‘Double Zahara Salmon’, Dahlia ‘Figaro Red Shade’ ve African marigold ‘Taishan Gold’ fideleri kullanılmıştır. Fideler, kırmızı, mavi, kırmızı + mavi ve gün ışığı (tam spektrumlu) LED koşullarında, 16 saat aydınlık / 8 saat karanlık fotoperiyot ve her uygulamada fide tepe seviyesinde belirlenen gerçek PPFD değerleri altında yetiştirilmiştir. African marigold fidelerinde en yüksek fide boyu (9.37 cm), gövde çapı (1.93 mm), yaprak sayısı (49.77 adet) ve bitki yaş ağırlığı (0.59 g) değerleri mavi LED uygulaması altında belirlenmiştir. Gün ışığı LED uygulamasında ise bitki yaş ağırlığı 0.57 g olarak belirlenmiş ve mavi LED uygulamasına yakın bir biyokütle oluşumuyla birlikte dengeli bir fide gelişimi gözlenmiştir. Dahlia fidelerinde en yüksek fide boyu 12.32 cm ile gün ışığı ve 11.67 cm ile mavi LED altında elde edilirken, en yüksek kuru ağırlık (1.198 g) gün ışığı LED’de belirlenmiştir. Zinnia fidelerinde de gün ışığı LED uygulaması en yüksek yaş ağırlık (1.23 g) ve kuru ağırlık (1.19 g) değerlerini sağlamıştır. Kırmızı LED uygulaması tüm türlerde SPAD değerlerini artırmış (African marigold: 39.70; Dahlia: 33.33; Zinnia: 41.27) ve kök uzunluğunu teşvik etmiştir (Zinnia: 37.17 mm). Buna karşılık kırmızı + mavi LED kombinasyonu çoğu parametrede en düşük performansı göstermiştir. Sonuç olarak, mavi ve tam spektrumlu LED’ler kompakt, biyokütlesi yüksek ve kaliteli fide üretimi için en uygun seçenekler olarak öne çıkarken, kırmızı LED klorofil içeriği ve kök uzamasının hedeflendiği durumlarda tamamlayıcı bir ışık kaynağı olarak değerlendirilebilir.