This study investigates the effects of irrigation frequency and soil hydrogel addition on the drought response and survival of seedlings from three tree species—oak (Quercus robur), hawthorn (Crataegus monogyna), and pine (Pinus sylvestris)—in a greenhouse experiment. The objective is to assess these factors' implications for ecological restoration in arid and semi-arid regions. A total of 240 seedlings (80 per species) were subjected to four experimental treatments, varying in watering regimes and soil amendments. Experiments 1 and 3 featured daily irrigation for the first 20 days, while Experiments 2 and 4 involved irrigation five times over the same period, followed by 30 days of drought stress. Hydrogel was incorporated into the soil in Experiments 3 and 4 at a rate of 8-10 grams per 8-10 liters of soil. Seedlings were tracked using unique codes and monitored for wilting and survival. Results showed hawthorn seedlings exhibited the highest survival rates and lowest wilting scores, followed by oak and pine. Seedlings grown in hydrogel-amended soil with daily watering demonstrated reduced wilting. The findings suggest that hydrogel addition and increased irrigation frequency enhance drought resilience, indicating potential benefits for using these methods in ecological restoration efforts in water-limited environments.
Müslüman dünyasında hicretin ilk asırlarından itibaren var olagelen bir yönetim anlayışı mevcuttur. Dini ilkelere dayanan bu anlayış devleti idare edenlere yönelik tavsiyeler içeren siyasetname geleneğini doğurmuştur. Siyasetnameler; siyasi, dini ve ahlaki eserler olup, bu tür eserlerde ele alınan başlıca konular arasında hükümdarda aranacak özellikler, devlet memurlarının seçiminde liyakatin önemi, askeri ve mali teşkilatlanma yer almaktadır. Siyasetnameler benzer konuları işlemekle birlikte aralarında şekil ve üslup açısından farklılıklar da bulunmaktadır. Bazı siyasetnameler doğrudan hükümdara hitap ederken, bazıları daha alt kademedeki yöneticilere ya da genele hitap etmektedir. Yazarların nitelikleri, yaşadıkları coğrafya ve içinde bulundukları koşullar da siyasetname içeriklerine yansımaktadır. Bununla birlikte tüm siyasetnamelerde denge ve düzen esas ilgi alanıdır. Yine bir devletin ancak adalet ve fazilet üzere ayakta kalabileceği tüm siyasetnamelerin ana yargısıdır. Bu bağlamda siyasetnamelerde ordu, maliye, hukuk, sosyal ve ticari hayat gibi alanların nasıl temellendirilmesi gerektiğine ilişkin öğütler de bulunmaktadır. Modern ulus devlet Batı Avrupa’nın siyasal anlayışına dayanıyor olsa da siyasetname geleneğinin denge ve düzenin kurulması açısından kadim ilkeler içerdiği ve özellikle günümüz Müslüman devletlerinin kendilerini yapılandırmaları açısından önem arz ettikleri düşünülmektedir.
Bu çalışma, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerindeki Bolu çevresinde, GNSS verileri ve aletsel dönem deprem katalogları kullanılarak LSTM tabanlı bir deprem tahmin modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. GNSS verilerinden hesaplanan stres zaman serileri modele girdi olarak verilmiş ve hiperparametre optimizasyonu ile küçük ve orta büyüklükteki depremler yüksek doğrulukla tahmin edilmiştir. Ancak, çalışma alanında M> 6.0 büyüklüğünde deprem yaşanmamış olması, modelin bu tür büyük olayları öğrenmesini sınırlamıştır. Bulgular, GNSS verilerinin stres birikimini yansıttığını ve LSTM yaklaşımıyla bütünleştirildiğinde anlamlı öngörüler sağladığını ortaya koymuştur. En iyi performansın elde edildiği parametrelerle, bölgedeki stresin 2023 yılı sonunda tekrar 65 birimin üzerine çıktığı ve yaklaşık M>5.0 büyüklüğünde bir depremin olası olduğuna işaret ettiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, önerilen modelin deprem öngörüsü alanında uygulanabilirliğini ve potansiyel katkısını ortaya koymaktadır.
Toplum halinde yaşayan insanlar için gerekli olan kamusal ihtiyaç ve hizmetlerin devlet tarafından karşılanması gerekmektedir. Devlet söz konusu kamusal hizmetlerin finansmanını vergiler aracılığıyla karşılamaktadır. Vergisel yükümlülüklerini kısmen veya tamamen yerine getirmeyen mükelleflere karşı devlet yasalar çerçevesinde birtakım cezai müeyyideler uygulamaktadır. Vergi konusunda uygulanacak cezalarla mükelleflerin vergisel ödevlerini yerine getirmelerinin sağlanmasının yanı sıra bir daha suç işlemeye yönelmemeleri konusunda caydırıcı bir etki de oluşturulmaya çalışılmaktadır. Burdur ilinde yürütülen bu çalışma örnekleminde, vergi mükelleflerinin vergi bilinçleri, vergiye karşı tutum ve inançları ve Türkiye’de uygulanan vergilendirme sistemi, vergi afları ve cezaları ile ilgili yaklaşımlarını incelemek amacıyla gerçekleştirilen bu araştırma 400 vergi mükellefinin anket katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, vergi mükelleflerine ilişkin vergi bilinçleri, vergiye karşı tutum ve inançları hususunda birçok farklı bulgu elde edilmiştir. Çalışmada ortaya konan sonuçlardan biri, vergi kaçıranlara yönelik ciddi yaptırımların uygulanması gerektiği yönündeki görüşün hâkim olmasıdır. Bunun yanı sıra, vergi kanunlarının daha anlaşılır hale getirilmesi ve vergi denetimlerinin artırılmasıyla vergi suç ve cezalarının azalacağına inanılmaktadır. Bu bulgular, vergi mükellefleri ile vergi yönetimi iletişiminin önemini vurgulamakta ve vergi sistemi ile ilgili kararların alınmasında vatandaşların görüşlerinin alınması öne çıkmaktadır.
Introduction Sciatic nerve has an essential role in sensorimotor innervation of the lower extremities. This study explored the association between electrophysiological findings and lower extremity function in patients with sciatic neuropathy. Materials and Methods This retrospective study analyzed the electrophysiological data of 41 patients with sciatic neuropathy who underwent evaluation between January 2023 and August 2024. Lower extremity function was evaluated with the Lower Extremity Functional Scale (LEFS), while neuropathic pain was assessed using the Douleur Neuropathique 4 (DN4) questionnaire. Results The median LEFS score was 29, reflecting significant functional impairment, while 95.1% of patients exhibited neuropathic pain based on DN4 scores. LEFS scores showed a significant correlation with the compound muscle action potential (CMAP) amplitudes of the abductor hallucis brevis (Spearman rho: 0.52, p < 0.001) and extensor digitorum brevis (Spearman rho: 0.32, p = 0.04) muscles. Conclusion This study provides novel evidence on the critical role of posterior tibial and peroneal nerve dysfunction in lower extremity impairment in sciatic neuropathy patients. The stronger correlation of LEFS with posterior tibial nerve function underscores its importance in high-effort activities. We propose that electrophysiological findings may facilitate a more objective evaluation of functional impairment in sciatic neuropathy patients and aid in the development of targeted rehabilitation strategies.