
p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 10.0px 'Minion Pro'; color: #202020} Ilac lojstg, lac tedark zncrnn aksamamasi ve hzmetlern dogru ve zamaninda yerne getrlmes cn oldukca onemldr. Ozellkle nsan hayatinin soz konusu oldugu krtk sureclerden brs olan lac lojstg kullanicilarinin htyaclarinin devamliligindan dolayi kesntye ugramadan surekl olmak zorundadir. Talep edlen tibb urunlern bulunamamasi durumunda onune geclemez sonuclara sebep olablr. Bu nedenle laclarin surekl ve sstematk br bcmde kullanicilara aktarilmasi gerekldr. Bu calismada lac sektorunde stgal eden frmalar ozelnde 11 lojstk krtern onem derecelernn ortaya konulmasi amaciyla br analz gerceklestrlmstr. Bu kapsamda Erzurum lnde lac satis, depolama ve tasinmasi faalyetlern yuruten 6 farkli frmanin yonetcleryle yuz yuze gorusmeler gerceklestrlerek DEMATEL yontemyle lac sektorunde lojstk faalyetlern rolu ortaya konulmustur.
Bu arastirmanin amaci Ogrenme Iklimi Olcegi’nin Turkiye kosullarinda gecerlik ve guvenirlik calismasini yaparak psikometrik ozelliklerini belirlemektir. Williams ve Deci (1996) tarafindan gelistirilen ogrenme iklimi olcegi, egitim ortamlarinda ogrencilerin algiladigi ozerklik destegini olcmek icin kullanilan 15 maddelik bir olcektir. Gecerlik ve guvenirlik calismasina 2012- 2013 egitim-ogretim yilinda Gaziantep Universitesi Yabanci Diller Meslek Yuksek Okulunda ogrenim goren 420 ogrenci (200 kiz ve 220 erkek) katilmistir. Olcegin dil esdegerligini saglamak icin uc hafta arayla yapilan iki uygulama arasinda yuksek duzeyde, pozitif ve anlamli bir iliski bulunmustur. Olcegin yapi gecerligini belirlemek icin yapilan acimlayici faktor analizi sonucunda olcegin orjinaline benzer tek faktorlu ve 15 maddeden olusan bir yapi gosterdigi belirlenmistir. Yapilan dogrulayici faktor analizi sonucunda olcegin tek faktorlu yapisi icin yeterli duzeyde uyum iyiligi elde edilmistir. Olcegin test-tekrar test korelasyon katsayisi 0.81, guvenirlik katsayisi 0.89 olarak hesaplanmistir. Sonuc olarak olcegin Turkce formunun gecerli ve guvenilir oldugu soylenebilir.
Bu calismada futbol kuluplerinin yapmis oldugu maclarin hisse senedi fiyatlarini etkileyip etkilemedigi arastirilmistir. Arastirma hisse senetleri borsaya kote olan Besiktas, Fenerbahce, Galatasaray ve Trabzonspor kulupleri uzerinde yapilmistir. Bunun icin kuluplerin 05.08.2005- 08.12.2014 tarihleri arasinda oynadiklari Super lig, Turkiye kupasi, Avrupa kupalari maclarin sonuclari ve hisse senedi fiyat bilgileri derlenmistir. Kuluplerin hisse senetlerinin super lig maclari oncesindeki islem gunlerinde ve alinan mac sonuclarina gore mac sonrasi islem gunlerinde normal ustu getiriler sagladigi tespit edilmistir. Ancak super ligdeki derbi maclari icin sonuclar farklilik gostermistir. Turkiye kupasi ve Avrupa kupalari maclarinin ise hisse senedi fiyatlarini etkilemedigi gorulmustur. Bunun nedeni, Turkiye kupasinin prestijinin ve kuluplere sagladigi gelirin dusuk olmasi, Avrupa kupalarinda ise takimlarin genellikle alt klasman maclari oynamasi ve ust turlara yukselmemesi olarak yorumlanmistir. Hisse senetleri mac sonuclarindan en fazla etkilenen takim Besiktas olurken, digerlerine gore nispeten daha az etkilenen takim Galatasaray olarak belirlenmistir.
Materialism, consumer’s need for uniqueness and frugality concepts are very important for companies, their marketing strategies and environmental sustainability. This paper is examined the relationships among materialism, frugality and consumers’ need for uniqueness (CNU) concepts. The data was collected by questionnaire and it was carried out for 350 Turkish consumers. Firstly, exploratory factor analysis was made and then, structural equation modeling (SEM) was used to analyze the hypothesis. Turkish consumers’ need for uniqueness consisted of avoidance similarity and unpopular choice dimensions. Unpopular choice dimension of the consumer’s need for uniqueness was positively related to the frugality and statistically significant whereas avoid of similarity dimension of the consumer’s need for uniqueness was negatively related to the frugality in addition to not statistically significant. Similarly, materialism was negatively related to frugality, but the relationship was not statistically significant.
Asimetrik bilgiyi temsil eden vekil degiskenler, islem hacmi ile piyasa degerinin buyuklugudur. Bu degiskenlere ait degerlerin artmasi, asimetrik bilgi duzeyinin azaldigini gosterir. Buna gore, BIST Pay Piyasasi’nda yer alan pazarlardan Ulusal Pazarin, Ikinci Ulusal Pazardan daha az asimetrik bilgi duzeyine sahip oldugu varsayilabilir. Bu calisma, asimetrik bilgi duzeyi farkliliginin fiyat-hacim iliskisi uzerindeki etkisini analiz etmeyi amac edinmistir. Belirtilen amac dogrultusunda calismada; BIST Pay Piyasasi’nda yer alan ve asimetrik bilgi duzeylerinin farklilastigi varsayilan Ulusal Pazar ile Ikinci Ulusal Pazar’daki fiyat-hacim iliskileri incelenmistir. Calismada; BIST-100 (XU100) endeksinin Ocak 1986 – Mayis 2014 donemine ve BIST Ikinci Ulusal (XIKIU) endeksinin Ocak 1997 – Mayis 2014 donemine ait ay sonu kapanis fiyatlari ile islem hacimleri veri olarak kullanilmistir. Soz edilen veriler, VAR modeli ile analiz edilmistir. Analiz sonucunda Ulusal Pazar’da, fiyat degisiminden islem hacmine dogru, Ikinci Ulusal Pazar’da ise islem hacminden fiyat degisimine dogru tek yonlu nedensellik iliskisinin mevcut oldugu tespit edilmistir. Ilgili tespitler; bilginin islem hacminden fiyata dogru mu yoksa fiyattan islem hacmine dogru mu hareket etmesi gerektiginin, piyasadaki asimetrik bilgi duzeyine bagli oldugunu ortaya koymustur.
Dogru tedarikcinin secilmesi, isletmelerin rekabet yeteneginin artirilmasinda ve maliyetlerin azaltilmasinda, onemli bir etkiye sahiptir. En uygun tedarikciyi secme, bir birlerini etkileyen faktorlerin yer aldigi karmasik bir problem turudur. Karar verme surecinde kalite, fiyat, esneklik ve teknoloji gibi bircok tedarikcinin nitel ve nicel performans gostergeleri dikkate alinmaktadir. Tedarikcilerin guclu ve zayif yonleri de tedarikci secim surecinde goz onune alinmasi gereken diger faktorlerdir. Literaturde tedarikci secim problemini cozmek icin cok sayida ve farkli cok kriterli karar verme (CKKV) yontemleri onerilmistir. Bu calismada, bir isletme icin en uygun tedarikcileri belirlemede bulanik analitik ag sureci (BAAS) ve VIseKriterijumska Optimizacija I Kompromisno Resenje (VIKOR) yaklasimina dayanan butunlesik bir cozum modeli gelistirilmistir. BAAS, karar verme surecinde, faktorler arasindaki bagimliligi ve geri beslemeyi degerlendiren, nicel ve nitel kriterleri dikkate alabilen CKKV yontemlerinden birisidir. Karar verme modelinin kriterleri ve karar agi yapisi literatur taramasindan elde edilen veriler ve uzman kisilerin gorusleri dikkate alinarak belirlenmistir. Onerilen modelin kriter onem agirliklari BAAS ile seceneklerin siralanmasi ise VIKOR ile belirlenmistir.
The causality relationship of economic growth with Ru0026D expenditures and patent applications for the 23 OECD member countries is investigated in this study by utilising from the data belonging the period of 1996- 2011. To that aim, GMM (Generalized Method of Moments) approach developed by Arellano-Bond (1991) and Wald test are used. Panel causality estimation results put forth a two-way and positive causality between Ru0026D expenditures and economic growth, and a one-way and positive causality from patent applications to economic growth. Hence, on the ground of these results, it can be argued that it is important for the countries aiming to achieve a sustainable and high rate of growth to allocate more resources for Ru0026D activities and establish an efficient patent system.
Survey (N=92) was conducted to collect information on how university students use media. Although the result supports the fact that young adults use digital media for news consumption more than other types of media, using Internet for obtaining daily news and information didn’t displace the traditional media for the same function. There was no displacement effect among different types of media for the function of news, but contrary, media supplemented or complemented each other. Heavy SNS (social network site) users listened to the radio less, that may be interpreted based on both of them may serve the same functions (e.g., entertainment). The results were discussed in the framework of media richness theory, and media displacement vs. media complementary.
However, Turkey has still not overcome middle-income or middle technology trap. In this essay, we recommend to use the concept of “average man trap.” In developing countries, the formation of human resources is also in the development stage. Therefore, closing the gap between developed and developing countries necessitates relatively more rapid development rates. Since focusing directly on effects of human resources on income and technology, we argue that “average man trap” is most explanatory factor for developmental issues.