• 学术搜索
  • 科研智能体
    • Research Labs
    • AI 阅读
    • AI 文库
    • 深度研究
    • 学者亮点
  • 学术资源
    • AI2000
    • 期刊/会议
    • 学者库
    • 学术API
    • 溯源树
    • 数据集
  • 知识沉淀
    • 学术空间
订阅小程序
旧版功能
aminer vip
开通会员低至0.73元/天
一次搞定AI科研
立即登录
  • English
  • 联系方式
    SANAT TARIHI DERGISI-JOURNAL of ART HISTORY

    SANAT TARIHI DERGISI-JOURNAL of ART HISTORY

    JournalISSN 1300-5707eISSN 2636-8064中科院 艺术学 4区

    年发文量

    研究主题

    论文(762)

    排序
    1Yalova / Çobankale Kazılarında Bulunan Orta Çağ Ok Uçları: Arkeo-Metalurjik İncelemeler
    Esra Sayın,Selçuk Seçkin

    Gerçekleştirilen bu çalışma kapsamında, Yalova ili Altınova ilçesi sınırları içerisinde yer alan Çobankale’de 2017 yılından bu yana sürdürülen arkeolojik kazılar sırasında ele geçirilen tüm ok uçları ayrıntılı biçimde arkeolojik ve arkeometrik yöntemlerle incelenmiştir. Ok uçları, tipolojik özellikleri temel alınarak kapsamlı bir sınıflandırmaya tabi tutulmuş; işlevsel kullanım alanları, biçimsel nitelikleri ve morfolojik karakterleri açısından analojik yöntemlerle değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Çobankale ok uçları, gövdesinin kesit formu dikkate alınarak oluşturulan yassı ve dörtgen kesitli olmak üzere iki tip altında değerlendirilmiştir. Her iki tipe ait örnekler, bölgedeki Ortaçağ savunma ve saldırı teknolojisinin anlaşılması bakımından önemli veriler sunmaktadır. Ayrıca çalışma kapsamında ok uçlarına yönelik arkeometrik analizler gerçekleştirilmiş; SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) ve EDS (Enerji Dağılımlı Spektroskopi) yöntemlerinden yararlanılarak buluntuların hammadde bileşimi ve mikro-yapısal özellikleri değerlendirilmiştir. Bu analizler sayesinde ok uçlarının üretim tekniklerine, metalurjik süreçlerine ve kullanım sırasında maruz kaldıkları koşullara ilişkin önemli bilgiler elde edilmiştir. Sonuç olarak, Çobankale ok uçları hem tipolojik hem de arkeometrik düzeyde değerlendirilerek bölgenin Ortaçağ askeri teknolojisine ışık tutan bütüncül bir çalışma ortaya konmuştur.

    2026
    引用
    AI阅读
    加入学术空间
    2Deveboynu Müstahkem Mevki Koruganları
    Muhammed Lütfi Kındığılı, Muhammed Haluk Özkan, Berna Kavaz Kındığılı

    Bu makale, 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirilen “Pasin Ovası Kültür Varlıkları” başlıklı araştırma projesi kapsamında hazırlanmıştır. Çalışma sahası, Pasin Ovası’nın coğrafi özelliklerine göre sınırlandırılmış olmasına rağmen Erzurum ve Pasin Ovalarını birbirinden ayıran Deveboynu Mevki’nin de dâhil edilmesiyle batı yönde genişletilmiştir. Ortaçağ sonlarına kadar surlarla çevrili olan kale görünümlü şehirlerle bir savunma anlayışı benimsenmişken 14. yüzyıldan itibaren ateşli silahların gelişmesiyle müstahkem mevki adıyla anılan strateji geliştirilmiştir. Belirli bir bölgenin kale, sur, tabya gibi yapılarla güçlendirilmesi prensibine bağlı olan bu strateji, 20. yüzyılla birlikte işlevselliğini kaybetmeye başlamıştır. Korugan mimarisi, 20. yüzyıl ortalarına kadar uygulana gelen müstahkem mevki savunma stratejisinin son halkasını meydana getirir. Bu anlamdaki ilk örnek, Fransa’nın Alman işgaline karşı kuzey ve doğu sınırlarında inşa ettiği Majino Hattı (Ligne Maginot) olarak karşımıza çıkar. Almanya da aynı fikrinden hareketle 20. yüzyılın ikinci çeyreğinde Regelbau olarak anılan bir sistem geliştirmiştir. Sovyetler Birliği’nin batı sınırı boyunca inşa ettiği Stalin Hattı ve Molotov Hatları, İngilizlerin Tunus’taki Mareth Hattı aynı savunma anlayışının diğer örneklerindendir. I. Dünya Savaşı öncesinde tek ya da iki birimli inşa edilen sığınaklar, koruganların öncülleri olarak kabul edilebilir. Erzurum, haiz olduğu stratejik öneme binaen tarihin hemen her döneminde imar ve iskân görmüş ve de sayısız defa ele geçirilmek istenmiştir. Erzurum’un doğusundaki Deveboynu Geçidi, 19. yüzyılda tabyalarla birlikte müstahkem mevki olarak değerlendirilmiştir. Bu tahkimatın son adımını, koruganlar meydana getirmektedir. Korugan mimarisiyle ilgili akademik çalışmalar daha çok Avrupa ile sınırlı kalmıştır. Türkiye’deki çalışmalar ise daha çok Çakmak Hattı üzerine yoğunlaşmıştır. Bu durum, makale konusu olan ve daha önce akademik bir çalışmada kendisine yer bulamamış Deveboynu koruganlarının çalışılmasını daha da anlamlı kılmaktadır.

    2026
    引用
    AI阅读
    加入学术空间
    3Ayasuluk St. Jean Bazilikası’nda Sergilenen Bir Grup Ion-Impost Başlığın İkonografik Açıdan Değerlendirilmesi
    Emine Tok, Murat Certel

    Ölümlü insanoğlu, kadim zamanlardan beri içinde bulunduğu kusursuz evrenin yaratılışını, bu evrende kendi varoluşunu daima sorgulamış; ölümsüz olma arayışında doğada gördüğü pek çok imgeye anlamlar yüklemeye çalışmış; bu imgeleri ibadet amacıyla bir araya geldikleri kült alanlarında ve tapınaklarında kullanmıştır. Özellikle Akdeniz çanağında yaşamış en erken toplumlardan itibaren güçlü yırtıcı hayvanlar, kuşlar, bereketli ağaçlar ve bitkiler ile kozmik özle ilişkilendirilen yumurta gibi objelerin simgeleştirildiği; bu sembollerin farklı inanca mensup kültürler arasında çağlar boyunca aktarılarak yaşatıldığı görülmektedir. Günümüzde İzmir’in Selçuk ilçesindeki Ayasuluk tepesinde yer alan kilise, İncil yazarı Aziz Yuhanna’nın (Ioannes Theologos) mezarı üzerine inşa edilmiş en önemli haç merkezlerinden biridir. Yapının ion-impost başlıklarının dekorasyonunda yumurta, serbest halde işlenmiş veya dairesel madalyonlar içine alınmış Latin haçı ve Yunan haçı, İsa monogramları, imparatorluk monogramları, palmiye/hurma, akanthus, asma bitkisi ve kalp gibi bitkisel ve geometrik desenler kullanılmıştır. Sözkonusu başlık grubunun ion bölümlerinde yumurta ve palmiye/hurma işlenmiş, impost bölümlerinde haç ve christogram çeşitleri yerleştirilmiştir. İki ayrı bölüme kazınmış desenler, alttan ve karşıdan bakıldığında görsel bütünlükte algılanmaktadır. Bu durum, desenlerin ayrı ayrı değil, bütüncül olarak yorumlanmasını gerekli kılar. Başlıklara ilişkin yayınlarda şimdiye kadar desen repertuvarına bu açıdan bakılmamış, motiflerin ikonografik çözümlemesine değinilmemiştir. Makalemizde, ion-impost başlıklarda uygulanan desen repertuarının pagan kökeni ve Hristiyanlığa aktarımı hakkında ikonografik çözümleme hedeflenmiş; mezar kilisesinin plastik dekorasyonunda bilinçli bir seçimle simgesel mesajlar işlendiği hususu tartışmaya açılmıştır. Kanımızca, yapının inşaat ve dekorasyonunda mimar ve ustalar, din âlimlerinin belirlediği prensiplere göre çalışmış; İncil metinleri referans alınarak seçilmiş desenlerle, inananlara “kozmik öz, İsa’nın dirilişi, göğe yükselişi” - “insanlığın kurtuluşu...”nu anlatan sembolik mesajlar verilmesi amaçlanmış olmalıdır.

    2026
    引用
    AI阅读
    加入学术空间
    4Elazığ / Harput Hoca Hasan Hamamı Ve Çinileri
    Korkmaz Şen, Elif Tatlı

    Hoca Hasan Hamamı, Elâzığ’ın eski yerleşim yeri olan Harput’ta yer almaktadır. Mülkiyeti Elâzığ Belediyesi’ne ait olan hamam, 2016 yılında Elâzığ Müzesi denetiminde restorasyon projesine yönelik temizlik ve sondaj kazısına gidilmiştir. Restorasyon projeleri onaylanan eserin 2021 yılında ise restorasyonuna başlanmıştır. Uygulama aşamasında kazı çalışmalarına tekrar başlanmıştır. Kazı çalışmaları sırasında, sıcaklık mekânına göre dört köşe halvet hücreli olarak projesi onaylanan hamamın, kuzeybatıya doğru genişlediği anlaşılmış ve 4 halvet hücresine ek olarak bir halvet odası ile serinlemek için kullanılan sekilerin de olduğu hamama bağlı yeni birimler ortaya çıkarılmıştır. Yeni tespiti yapılan bu kuzeydoğudaki halvet hücresinin doğu, batı ve kuzey duvarının zeminden yaklaşık 150 cm yüksekliğe kadar çinilerle kaplı olduğu görülmüştür. Duvardaki çini panoların, alt ve üst kısımları dikdörtgen bordürlerle sınırlandırılmış ve belirli ölçülerde ana levhaların düzenli yerleşimiyle ana kompozisyonun oluşturulduğu anlaşılmıştır. Üç duvarda tasarım düzenine göre toplam 105 çini levha bulunması gerekirken, kazılarda sınırlı sayıda ana levha, bordür ve çok sayıda parça ele geçirilmiştir. Çinilerin hamuru 1,5 cm kalınlığında, ince elenmiş ve sık dokulu olup rengi Munsell kataloğuna göre çok soluk kahverengi olarak tanımlanmıştır. Renk paletinde mavi-beyaz, yeşil ve siyahın yanı sıra Klasik Osmanlı dönemine özgü kırmızı tonları yer almakla birlikte, burada kullanılan kırmızı özgün mercan tonundan ziyade daha soluk ve kiremit tonlarına yakındır. Bu durum yerel üretim özelliklerine işaret etmektedir. Ayrıca çinilerde renk solmaları, desen taşmaları ve yoğun sır çatlakları gözlemlenmiştir. Bu özellikler hem üretim kalitesiyle hem de uzun süre nemli toprak altında kalmalarıyla ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmada ele alınan hamam ve çinileri, bölgede çinileri yerinde (in situ) tespit edilen ilk çinili hamam örneği olması nedeniyle büyük önem taşımaktadır. Burada, hamamın mimari açıdan yeniden tanımlanması ve değerlendirilmesi ile birlikte, ortaya çıkan çini buluntularının sanat tarihindeki yeri ve öneminin ortaya konulması amaçlanmaktadır.

    2026
    引用
    AI阅读
    加入学术空间
    5Tarihî Yapıların Yeniden Kullanımında Yapı-İşlev Uyumunun Önemi: Yeşilburç Mübadele Müzesi’ne Yönelik Bir Değerlendirme
    Veysel Özbey

    Yeniden işlevlendirme, atıl durumdaki tarihî yapıların korunmasında yaygın olarak başvurulan bir yöntemdir ancak bu yaklaşımın başarısı, yapı ile yüklenen işlev arasındaki uyuma bağlıdır. Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin ardından terk edilen Rum yerleşimlerinde, tarihî yapıların müze olarak yeniden kullanımı öne çıkan uygulamalardan biridir. Bu çalışma, Niğde’nin Yeşilburç köyünde yer alan Yeşilburç Kilise Camii’nin Mübadele Müzesi olarak yeniden işlevlendirilmesini, Milletlerarası Müzeler Konseyi’nin (ICOM) 2022 tarihli müze tanımı çerçevesinde mekân–işlev uyumu bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; yerinde gözlem, mekânsal analiz ve sergileme kurgusuna yönelik içerik değerlendirmesi birlikte kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, müze işlevinin gerektirdiği sergileme, dolaşım ve destek birimlerinin mevcut yapı içerisinde sınırlı ölçüde karşılanabildiğini, bu durumun mekânsal bütünlük ve ritüel süreklilik üzerinde belirgin etkiler yarattığını göstermektedir. Ayrıca müzenin araştırma, biriktirme, yorumlama, eğitim, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik gibi çağdaş müzecilik ilkeleri bakımından kurumsal ve işlevsel eksiklikler taşıdığı belirlenmiştir. Bu değerlendirmeler doğrultusunda, müze işlevinin tekil bir yapı içerisinde yoğunlaşması yerine, tarihî yerleşim ölçeğinde farklı mekânlara dağıtılmasına dayalı alternatif bir model önerilmektedir. Yeşilburç Kilise Camii’nin ana anlatı mekânı olarak korunması, hamam ve geleneksel konutların ise deneyim, eğitim ve destek işlevleriyle değerlendirilmesi, daha bütüncül ve sürdürülebilir bir müze kurgusu sunmaktadır. Bu yönü ile çalışma, tarihî çevrelerde müze tasarımına yönelik yerleşim ölçekli yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.

    2026
    引用
    AI阅读
    加入学术空间
    立即登录,查看全部 762 篇论文

    高被引作者

    作者引用发文
    Hasan Ucar268
    Aygul Ucar2111
    Mehmet Ali Kutlu188
    zerrin kosklu146
    Raziye Cigdem Onal142
    Leila Kutlu**133
    Mustafa BULUT102
    Bozkurt ERSOY95
    Turgay Polat84
    Sevcan Olcer84

    高产作者

    作者引用发文
    Sakir Cakmak316
    Aygul Ucar2111
    Rahmi Hüseyin Ünal010
    Aydoğan Demir010
    Lale Doger59
    Mehmet Ali Kutlu188
    Gültekin Teoman08
    Hasan Ucar268
    Ertan DAŞ18
    Emine Tok37

    相关期刊

    Gephyra
    Milli Folklor
    Belleten
    Iran
    Muqarnas
    TURKISH JOURNAL of HISTORY-TARIH DERGISI
    Judaisme Ancien - Ancient Judaism
    Shodoznavstvo
    Art-Sanat
    Scripta Classica Israelica