Topraklar, kayaların ve minerallerin fiziksel ve kimyasal parçalanması olan aşınmanın sonucu farklı kimyasal bileşim, büyüklük ve şekle sahip mineral parçacıkları içerir. Bu parçacıklar kolloidal büyüklükten başlayarak kumdan çakıla kadar değişen büyüklüklere sahiptir. Toprağın katı kısmını oluşturan kum, silt, kil gibi primer taneciklerin büyüklük ve oranları toprak bünyesini (tekstürü) oluşturur. Primer taneciklerin büyüklükleri toprak suyu ile bitki arasındaki ilişkileri tanımlarken, bu taneciklerin diziliş şekilleri olan yapı toprak-hava-su sistemi üzerinde büyük öneme sahiptir. Bir toprağın fiziksel özellikleri, toprağın kullanımını ve bitki büyümesine yönelik davranışını, zemin olarak toprağın taşıma yeteneğini büyük ölçüde etkiler. Toprak bünyesi; toprak yapısı, yüzey alanı, toprak yoğunluğu, toprak gözenekliliği, toprak rengi, toprak kıvamı, toprak sıcaklığı, kök penetrasyonu, drenaj, toprak havalanması, toprak suyunun tutulması ve iletilmesi, bitki besinlerini tutma, erozyona dayanıklılığı gibi toprağın diğer fiziksel ve kimyasal özellikleriyle ilişkili olup, onları doğrudan veya dolaylı olarak etkiler. Bu nedenle, gerek toprağı bitki yetiştirme ortamı olarak kullananlar ve gerekse çeşitli mühendislik amaçlar için kullanan kişilerin, onun fiziksel özelliklerini bilerek işlemek, işletmek ve yönetmek, toprağa buna göre tarımsal işlemler ve teknikler uygulamak öncelikli olması gereken bir konudur. Bu bölüm içerisinde, toprak bünyesi ele alınmış, toprak bünyesi ve toprak verimliliği ile ilgili ilişkiler işlenmiştir.
Toprağın katı kısmını oluşturan kum, silt, kil gibi primer taneciklerin büyüklük ve oranları toprak bünyesini oluştururken, toprak içerisindeki diziliş ve şekilleri toprağın yapısını yani strüktürünü oluşturur. Primer toprak tanecikleri doğal koşullar altında bir araya gelerek toprakta kümeler oluşturma eğilimindedir. Primer toprak parçalarının ortamda bulunan bağlayıcı, yapıştırıcı ve çimentolayıcı maddelerin etkisiyle bir araya gelerek birleşmeleri sonucu ortaya çıkan belirgin şekillere sahip ve tanınması kolay olan strüktürel ünitelere sekonder toprak parçacığı ya da agregat adı verilir (1,2). Primer toprak taneciklerinin bir araya gelerek oluşturdukları toprak kütlesinin fiziksel özellikleri, agregatlaşmış bir toprağın fiziksel özelliklerinden oldukça farklıdır. Primer taneciklerin büyüklükleri toprak suyu ile bitki arasındaki ilişkileri tanımlarken, bu taneciklerin diziliş şekilleri toprak-hava-su sistemi üzerinde büyük öneme sahiptir (3). Toprak yapısı, toprağın su tutma kapasitesi, su geçirgenliği ve hareketi, havalanma, ısı iletimi, kök gelişimi, mikrobiyal aktivite, hacim ağırlığı, boşluklar hacmi, bitki besinlerinin yarayışlılığı gibi bitki gelişimi ve verimi etkileyen önemli bir fiziksel özelliktir. Aynı zamanda, toprakların su ve rüzgar erozyonuna maruz kalma dereceleri de toprak yapısıyla yakından ilişkilidir. Güçlü agregasyon, toprak parçacıklarının su veya rüzgar tarafından ayrılabilirliğini ve taşınabilirliğini azaltır ve böylece yüzey akışını ve toprak erozyonunu azaltır. Diğer yandan, bitki gelişimi için uygun toprak ortamının hazırlanması amacıyla yapılan toprak işleme (sürüm), drenaj, gübreleme gibi işlemlerin fiziksel özellikler üzerinde meydana getirdiği değişimler de toprak yapısı ile ilişkilidir. Bu bölüm içerisinde toprak yapısı ele alınmış, bir toprağın fiziksel özelliklerinin ortaya konulması ile ilgili ilişkiler işlenmiştir.
In this study, the effects of hazelnut husk on growth, quality parameters, and nutrient content of primrose were evaluated. For this purpose, thirteen different growing media were prepared by mixing fresh hazelnut husk (FHH) and mature husk wastes (MHH) with peat at different rates. Some physical and chemical properties of the media and nutrient analyses were made for the nutritional status of the plants. The study was carried out in greenhouse conditions with four replications according to the randomized plot design. The aeration capacity and easily available content of the growing media is within the limit values, the medias with 50% FHH and MHH were prominent in terms of air-water balance. The effect of the medium on the aesthetic appearance, total shoot, leaf, and flower number of the primrose was not significant, but it was effective on flower weight, plant height, and root fresh-dry weight. In terms of plant root-shoot development, 30% FHH and 50% MHH were prominent. The media have caused significant differences in nutrient concentrations in primrose except for nitrogen, phosphorus, and copper. The leaf phosphorus concentration was high, nitrogen and potassium concentrations were within the limit value range, iron was sufficient, and manganese and copper were insufficient, while zinc was mostly lower than limit values. When all the data are evaluated, 50% ratios of hazelnut husks can be recommended in primrose cultivation and hazelnut husk can be evaluate in ornamental plant cultivation as a growing media.
Amaç: Fındık zurufu ve zuruftan elde edilen biyokömür ve bunlardan üretilen ekstrakt uygulamaları ve etkin dozların buğday gelişimi üzerine etkisini incelemektir. Materyal ve Yöntem: 2019-2020 yıllarında tarla denemesi, dört doz (0, 1, 2, 3 t da-1), dört materyal (fındık zurufu, fındık zurufu ekstraktı, zuruf biyokömürü, zuruf biyokömürü ekstraktı) ve üç tekerrürlü olacak şekilde tesadüf blokları faktöriyel deneme desenine göre yürütülmüştür. Buğday bitkisine ait bitki boyu, başak uzunluğu, m2’deki başak sayısı, bin tane ağırlığı, başakta tane sayısı, tane verimi ve besin elementi konsantrasyonları (N, P, K) tespit edilmiştir. Araştırma Bulguları: Buğday bitkisine ait özellikler yıllar bakımından farklılık göstermiş; başak uzunluğu ikinci yıl azalmış, bitki boyu, m2’deki başak sayısı, başakta tane sayısı, bin tane ağırlığı, tane verimi ise ikinci yıl artmıştır. Genel olarak, bitki gelişimi üzerine atık uygulamaları etkili olmakla birlikte, bitki boyuna; zuruf biyokömürü ve biyokömür ekstraktının, m2’deki başak sayısı üzerine fındık zurufu uygulamalarının etkisi öne çıkmıştır. Ayrıca uygulama dozlarının artması ile başak uzunluğu hariç incelenen agronomik özelliklerde artış görülmüştür. Buğday bitkisinin optimum gelişimi için 2 t da-1 uygulamasının yeterli olduğu belirlenmiştir. Bitkide toplam azot ve fosfor konsantrasyonu ilk yıl, toplam potasyum konsantrasyonu ikinci yıl daha fazla bulunmuştur. Materyallerin dozlarındaki artış ile buğday bitkisinin azot, fosfor ve potasyum konsantrasyonlarında artış görülmüştür. Toplam azot ve potasyum içeriklerinde zuruf ekstraktı uygulamasının, fosfor içeriğinde zuruf biyokömürünün 3 t da-1 uygulaması etkili doz olarak bulunmuştur. Sonuç: Bütün veriler birlikte dikkate alındığında, buğday bitkisine ait incelenen özellikleri ve besin elementi konsantrasyonları üzerine toprağa fındık atık ürünleri uygulamalarının etkili olduğu ve bu atıkların tarıma önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
This study evaluated the effects of hazelnut shell-derived biochar particle sizes on the soil’s physical and chemical properties, and on various nutrient contents present in the sandy loamy soils. For this purpose, an incubation experiment in the plastic high tunnel has been performed under sixteen treatments (control-only soil), and at four incubation times (30, 60, 90, and 120 d), by using three different biochar sizes (≤ 1, 1 - 2, and 2 - 4 mm). The addition of 1 - 2 and 2 - 4 mm biochar during the incubation time decreased the bulk density in the soil by 26%. The particle size ≤ 1 mm on the other hand, increased the available water content, percentage of aeration porosity, and macropore, but decreased the micropore percentage in the soil. The soil’s pH has been the highest at 1 - 2 mm, 120 d sample, organic matter content at ≤ 1 mm, 120 d sample, and total nitrogen at ≤ 1 mm, 60 d sample. Regarding the available phosphorus and extractable potassium contents, the most effective particle size has been ≤ 1 mm and the incubation period has been 90 d for P and 60 d for K. The reduction in biochar particle size decreased the soil’s micro element content. The results showed that among all applications ≤ 1 mm biochar particle size was the most effective size on many physico-chemical properties of sandy loam soils. Also, a potential study related to the subject of this research focusing on the effects of different textures of particle sizes derived from hazelnut shell biochars.
This study was conducted in unheated greenhouses and open-field nurseries of Ordu University Agricultural Faculty in 2017. Effects of hazelnut husk compost and tea residue compost on quality and performance of 5 BB American grapevine rootstock saplings were investigated. The 5 BB American vine rootstock saplings were used as the plant material and different media (soil, perlite, tea residue compost, hazelnut husk compost, soil + farmyard manure, soil + tea residue compost, soil + hazelnut husk compost, soil + tea residue compost + farmyard manure, soil + hazelnut husk compost + farmyard manure, soil + hazelnut husk compost + tea residue compost + farmyard manure) were used as the growing media. To determine the effects of experimental treatments, shoot growth parameters (shoot length, shoot diameter, number of leaves, leaf area, shoot dry weight), root growth parameters (root length, number of roots, root fresh and dry weight, root development level) and final sapling performance (1st grade sapling performance, 2nd grade sapling performance, total sapling performance) were determined. Tea residue compost was found to be effective on shoot and root growth parameters. Tea residue compost also yielded the greatest 1st grade (75%) and total sapling performance (90%). Soil + hazelnut husk compost + farmyard manure (79.6 cm2) was prominent for leaf area and soil + tea residue compost + farmyard manure (28.1) was prominent for chlorophyll content. Soil + hazelnut husk compost + tea residue compost + farmyard manure (21.9 cm) was found to more effective only on root length.
Amaç: Arazi kullanım alanlarının topoğrafya özellikleri dikkate alınarak incelenmesi doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik sağlanması bakımından önemlidir. Bu çalışmada, Trabzon İli Beşikdüzü İlçesi’nde farklı rakımda ve farklı arazi kullanımı altındaki toprakların fiziko-kimyasal özellikleri ve verimlilik durumu araştırılmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu amaçla araştırma sahasında, iki farklı arazi kullanım alanından (fındık ve orman), sahil-orta kolda (12 fındık alanı), yüksek kolda (8 fındık-orman alanı) toprak örneklemesi yapılmıştır. İki farklı derinlikten (0-30 cm, 30-60 cm) alınan toprak örneklerinde, bünye, hacim ağırlığı, nem sabiteleri, havalanma yüzdesi, makro ve mikro por yüzdesi, hidrolik iletkenlik gibi fiziksel özellikler, pH, organik madde, kireç, elektriksel iletkenlik gibi kimyasal özellikler belirlenmiştir. Araştırma alanının verimlilik durumunu ortaya koymak için toplam azot, bitkiye yarayışlı fosfor, alınabilir potasyum ve toplam demir, mangan ve çinko besin elementi analizleri yapılmıştır. Araştırma Bulguları: Sahil ve orta kolda yer alan fındık arazileri tın, kil tın ve kumlu tın, yüksek kolda bulunan orman alanlarında kumlu killi tın ve kumlu tın bünye hakimdir. Farklı arazi kullanımına bağlı olarak rakım arttıkça orman arazilerinde toprağın hacim ağırlığı artmıştır. Her iki arazi için tüm rakımlarda topraklar hafif asit reaksiyonlu, kireçsiz ve tuzluluk sorunu taşımamaktadır. Organik madde miktarı fındık arazilerinde orman alanlarına göre daha düşük, genel olarak orta ve yüksek olarak sınıflanmıştır. Toplam azot içeriği fındık arazilerinde yeterli, orman alanlarında daha düşük olmakla birlikte, %59’ u fazla-çok fazla sınıfındadır. Toprakların %32’sinin fosfor içeriği çok fazla, %64’ünün potasyum içeriği çok yüksek sınıfındadır. Toprakların tümünde demir miktarı yeterli, %82’sinde çinko miktarı iyi, %43’ünde mangan kapsamı yeter sınıfında bulunmuştur. Toprakların verimlilik durumları sahilden yüksek rakıma doğru gittikçe artış gösterirken, toprak derinliğine bağlı olarak da azaldığı belirlenmiştir. Sonuç: Topraklarının fiziko-kimyasal özellikleri ve besin durumunun arazi kullanımı, rakım ve derinliğe bağlı olarak değiştiği, genel olarak önemli düzeylerde noksanlık sorunu taşımadığı görülmüştür. Beşikdüzü ilçesi için bir toprak veri tabanı oluşturulmasına önemli bir bilimsel katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Amaç: Çalışmada tuzlu koşullarda yetiştirilen 41B Amerikan asma anacı çeliklerinin gelişimi üzerine farklı organik atıkların etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Materyal ve Yöntem: Bu araştırma 2016-2017 vejetasyon döneminde Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uygulama ve araştırma alanında yer alan ısıtmasız serada yürütülmüştür. Araştırmada çeliklerin köklendirilmesi amacıyla Perlit (P), Çay Atığı Kompostu (ÇAK), Fındık Zurufu Kompostu (FZK), Perlit+Fındık Zurufu Kompostu (P+FZK), Perlit+Çay Atığı Kompostu (P+ÇAK), Çay Atığı Kompostu+Fındık Zurufu Kompostu (ÇAK+FZK), Perlit+Çay Atığı Kompostu+Fındık Zurufu Kompostu (P+ÇAK+FZK) olmak üzere yedi farklı ortam kullanılmıştır. Bitkilerin tuzlu koşullar altında farklı ortamlardaki gelişimlerinin belirlenmesi amacıyla sürgün uzunluğu (cm), sürgün yaş ve kuru ağırlığı (g), boğum sayısı ve yaprak sayısı (adet), yaprak alanı (cm), toplam klorofil içeriği (SPAD), köklenme oranı (%), kök yaş ve kök kuru ağırlığı (g), kök uzunluğu (cm), kök sayısı (adet) özellikleri incelenmiştir. Çalışma 3 yinelemeli, her yinelemede 10’ar çelik kullanılacak şekilde Tesadüf parselleri deneme desenine göre düzenlenmiş, farklı grupların tespiti % 5 önem seviyesinde LSD testinden faydalanılarak JMP 10.0 istatistiki paket programında değerlendirilmiştir.Araştırma Bulguları: Tuzlu koşullarda 41 B anacı çeliklerinin sürgün gelişimi ve kök gelişimi bakımından ÇAK’ nun oldukça etkili olduğu bu ortamı bütün özellikler bakımından olmasa da FZK’ nın izlediğini söylemek mümkündür.Sonuç: Karadeniz Bölgesi’nin çay ve fındık yetiştiriciliğine uygun olması ve yetiştiricilik sonrası arta kalan ve özellikle organik maddece zengin olan bu atıkların tuzluluk sorunu olan alanlarda üzüm yetiştiriciliğinde kullanımıyla tuz zararından daha az etkilenilebileceğini düşündürmüştür.
In this study, the effects of hazelnut husk (HH), peat (P) and growing medium consisting hazelnut husk + peat (HH:P) mixture on the growth of lettuce and some nutrient contents were investigated. In the experiment, vermicompost (VC) was added to 3 different media at a rate of 0-10-20-30-40-50% by volume. The research was carried out according to the randomized plot design with 3 replications. According to the research results, the fresh and dry weight of the lettuce plant, the number of leaves and the length of the leaves showed significant increases with vermicompost added to the media compared to the control, and it was determined that 40% vermicompost application to hazelnut husk and hazelnut husk+peat mixture was effective. It was determined that the root fresh and dry weight of the plant increased regularly with vermicompost applications and when the root development was evaluated in general, 50% vermicompost application on hazelnut husk+peat mixture and hazelnut husk were effective. Similarly, vermicompost added to the media regularly increased the total N, P, K, Mn and Zn contents of the lettuce plant. Considering the effect of the medias, the macro element contents of the plant were found to be higher in hazelnut husk and hazelnut husk+peat medium, Mn content in peat and Zn content in the mixture. When the effects on the growth parameters and leaf nutrient contents of the lettuce plant were evaluated, it was concluded that the addition of 40-50% vermicompost to hazelnut husk and hazelnut husk+peat media could be used as a seedling growing medium.
In this study, the effects of hazelnut husk (HH), peat (P) and growing medium consisting hazelnut husk + peat (HH:P) mixture on the growth of lettuce and some nutrient contents were investigated. In the experiment, vermicompost (VC) was added to 3 different media at a rate of 0-10-20-30-40-50% by volume. The research was carried out according to the randomized plot design with 3 replications. According to the research results, the fresh and dry weight of the lettuce plant, the number of leaves and the length of the leaves showed significant increases with vermicompost added to the media compared to the control, and it was determined that 40% vermicompost application to hazelnut husk and hazelnut husk+peat mixture was effective. It was determined that the root fresh and dry weight of the plant increased regularly with vermicompost applications and when the root development was evaluated in general, 50% vermicompost application on hazelnut husk+peat mixture and hazelnut husk were effective. Similarly, vermicompost added to the media regularly increased the total N, P, K, Mn and Zn contents of the lettuce plant. Considering the effect of the medias, the macro element contents of the plant were found to be higher in hazelnut husk and hazelnut husk+peat medium, Mn content in peat and Zn content in the mixture. When the effects on the growth parameters and leaf nutrient contents of the lettuce plant were evaluated, it was concluded that the addition of 40-50% vermicompost to hazelnut husk and hazelnut husk+peat media could be used as a seedling growing medium.
The present research was conducted at unheated greenhouses on experimental fields of Research and Implementation Center of Ordu University Agricultural Faculty Horticulture Department in 2017 growing season. Effect of different organic wastes on salt tolerance of 41B American grapevine rootstocks grown under saline conditions was investigated. Seven different media (Perlite, tea waste compost, hazelnut husk compost, perlite+hazelnut husk compost, perlite+tea waste compost, tea waste compost+hazelnut husk compost, perlite+tea waste compost+hazelnut husk compost) were used in the experiment. To determine salt tolerance, shoot dry weight, root dry weight, damage degree, leaf K, Ca and Na contents were investigated. It was concluded based on present findings that tea waste compost had positive contributions to salt tolerance of 41B root-stock under saline conditions.
Purpose: Drought will be one of the most important questions in the future. The easiest and natural way to drought recovery is to popularize the use of materials that will increase the water holding capacity of soils. The aim of this study is to determine the effect of hazelnut husk applying in water stress conditions on stomatal traits and the growth of maize.Materials and Methods: A greenhouse experiment was conducted in a randomized plot design using three factors:hazelnut husk doses (30-60-80 t ha-1) and three water stress levels (at 75%, 50% and 25% of field capacity); and two different soil texture (clay loam and sandy loam) with three replications.Results: Root fresh weight, total biomass and root:shoot ratio increased by 73%, 51% and 39% respectively when plants grown in clay loam soil are compared with sandy loam soil. Hazelnut husk applications affected both plant growth and stomatal traits, the most effective dose was 80 t ha-1 but the dose of 60 t ha-1 was found sufficient for the stomatal traits. Water stress caused a significant decrease in shoot growth (16-52%), leaf area (13-44%) and stomatal traits whereas irrigation at 50% of field capacity with 60 t ha-1 of the husk was found sufficient.Conclusion: It is thought that other morphological features are also not affected because hazelnut husk prevents the roots from being affected by stress. However, further studies are needed to determine the effects under field conditions.
Bu çalışmada, fındığın hasat artığı olan zuruf ile fındık kabuğundan üretilen biyokömür farklı dozlarda (0-3-6 t da-1) toprağa karıştırılmış ve inkübasyona (1-2-3-4 ay) bırakıldıktan sonra toprağın fiziksel, biyolojik ve kimyasal özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre, 3 tekerrürlü olarak sera koşullarında yürütülmüştür. Materyallerin toprağa uygulama dozu arttıkça incelenen tüm özelliklerde (hacim ağırlığı hariç) artış meydana gelmiştir. İnkübasyon süresinin etkisi özelliklere göre değişmiş, doygunluk yüzdesi, havalanma kapasitesi, hidrolik iletkenlik, elektriksel iletkenlik değerleri 4 aylık, kolay alınabilir su yüzdesi ve agregat stabilitesi, 3 aylık inkübasyon süresinde fındık zurufu uygulamalarında en yüksek olmuştur. Toprak organik madde miktarı, toplam N içeriği inkübasyon süresi uzadıkça azalmış, bitkiye yarayışlı fosfor içeriği 3 aylık, ekstrakte edilebilir potasyum 2 aylık, demir, bakır, mangan ve çinko içerikleri 1 aylık inkübasyon süresinde en yüksek çıkmıştır. Toprak biyolojik özellikleri üzerine β-glukozidaz enzim aktivitesi dışında, CO2, değeri 1 aylık, mikrobiyal biyomas-C değeri 2 aylık ve aril sülfataz enzim aktivitesi üzerine 3 aylık inkübasyon döneminde biyokömür uygulamaları etkili olmuştur. Tüm veriler değerlendirildiğinde, incelenen materyallerin toprak özelliklerini iyileştirdiği ve 3 ton da-1’ uygulamanın yeterli olacağı tespit edilmiştir. Ayrıca, fındık zurufunun kısa süreli etkisinin daha fazla olduğu, biyokömürün daha uzun dönemde etkilerinin incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
In this study, the effects of the hazelnut husk (FZ), animal manure (AG) and the biochar (BK) obtained from hazelnut shells on pH, organic matter, macro and micro element contents of the soil were investigated after incubation. For this purpose, 0-3-6 ton da-1 organic materials were applied to the soil and were incubated in greenhouse conditions for 30-60-90-120 days. The trial was conducted according to the randomized parcels experiment design with 3 replicates. As the amount of organic material increased, organic matter, total nitrogen, available phosphorus, extractable potassium contents in the soil and soil pH (except for hazelnut husk application) increased, but plant available copper content and iron contents (with 6 ton application) decreased. It has been determined that soil available zinc and manganese contents were decreased by increasing biochar applications. Total nitrogen and organic matter content of the soil tended to decrease generally depending on the duration of the incubation, whereas it has been found that the farmyard manure applications increased the organic matter content in 90 and 120 incubation times. Available micro element contents of the soil were regularly decreased during incubation period, but available phosphorus and extractable potassium contents increased during 90 and 60 incubation times, respectively. As a result, the effect of organic material application on examining parameters was obtained in the highest hazelnut husk applications except for pH and nitrogen, and the lowest in biochar applications.
Bu calismada findik kabugundan elde edilmis olan biyokomur (BK) ile findik zurufu (FZ) ve ahir gubresinin (AG) inkubasyona birakilarak toprak pH’si, organik madde, topragin makro ve mikro besin element kapsami uzerine etkileri arastirilmistir. Bu amacla topraga 0-3-6 ton da -1 duzeyinde organik materyaller uygulanmis ve 30-60-90-120 gun sureyle sera kosulllarinda inkubasyona birakilmistir. Tesaduf parselleri deneme desenine gore 3 tekerrurlu olarak yurutulmustur. Organik materyallerin dozu artikca topragin organik madde (OM), toplam azot, bitkiye yarayisli fosfor, ekstrakte edilebilir potasyum miktarini ve pH’yi (FZ haric) arttirdigi, bitkiye yarayisli bakir miktarinin azaldigi, demirde ise 6 ton da -1 uygulama duzeyinde azaldigi tespit edilmistir. Topraklarin bitkiye yarayisli mangan ve cinko kapsaminin biyokomur uygulama dozu artikca azaldigi belirlenmistir. Inkubasyon suresine bagli olarak topraklarin toplam azot ve OM kapsaminin genellikle azalma egilimde oldugu, fakat ahir gubresi uygulamasinin 90 ve 120 gunluk inkubasyon suresinde OM kapsamini arttirdigi saptanmistir. Mikro elementlerin inkubasyon suresine bagli olarak duzenli bir sekilde azaldigi, topragin bitkiye yarayisli fosfor ve ektrakte edilebilir potasyum kapsaminin sirasiyla inkubasyonun 90. ve 60. gunune kadar artigi belirlenmistir. Sonuc olarak, incelenen tum parametreler icerisinde organik materyal uygulamalarinin etkisi pH ve azot haric en yuksek findik zurufunda en dusuk ise biyokomur uygulamalarindan elde edilmistir.
Bu calismada, farkli teksture (killi tin ve kumlu tin) sahip topraklara degisik oranlarda zuruf kompostu uygulanmis (0, 3 ton da -1 , 6 ton da -1 , 8 ton da -1 ) ve su noksanlik stresi (tarla kapasitesinin %75’i, %50’si ve %25’i duzeyi) altinda misir bitkisi yetistirilmistir. Bitki sapa kalkma doneminde hasat edilmis, kok ve govde kuru agirliklari, govde/kok orani, bitki boyu, yaprak azot, fosfor ve potasyum icerikleri incelenmistir. Toprak teksturu kok agirligi, govde/kok orani, bitki boyu, yapraktaki temel besin icerikleri uzerinde etkili olmustur. Kok kuru agirligi (2.38 g), bitki boyu (40 cm), killi tin topraklarda, govde/kok orani (0.55), yaprak azot, fosfor ve potasyum icerikleri kumlu tin topraklarda daha yuksek bulunmustur. Zuruf kompostunun govde/kok orani uzerine etkisi olmazken, diger parametrelerin her biri kompost dozunun artisina paralel olarak artmis, 8 ton da -1 ’lik uygulama en yuksek degerleri vermistir. Su stresi temel makro element konsantrasyonlarini etkilemistir. Yaprakta azot ve fosfor kapsami (%3.40 ve %0.16) %50 su stresi kosullarinda artmistir. Potasyum icerigi uzerine su stresi teksture bagli olarak etkili olmus, %50 su stresi uygulanan kumlu tin toprakta yetisen bitkilerde %3.99 olarak belirlenmistir. Tum bulgular dikkate alindiginda, topraga 8 ton da -1 kompost karistirildigi kosullarda tarla kapasitesinin %50’ si duzeyinde sulama yapilmasinin yeterli olacagi soylenebilir
Topraklarin tarimsal, orman, mera ve kentsel amacli kullaniminin planlamasinda, toprak ozellikleri ve sureclerinin modellenmesinde toprak degiskenligi dikkate alinmasi gereken onemli bir faktordur. Bu calismada, Samsun ili Terme Ilcesi’nde Karadeniz Tarimsal Arastirma Enstitusu tarafindan kullanilan arazileri de kapsayan yaklasik 1.400 hektarlik bir alanda bazi toprak ozelliklerinin uzaysal degiskenligi incelenmistir. Topraklarin 0-20 cm derinliginden gelisiguzel ornekleme yontemine gore 100 toprak ornegi alinarak laboratuvarda CaCO 3 , toprak organik maddesi, katyon degisim kapasitesi (KDK), elektriksel iletkenlik (EC) ve pH icin analiz edilmistir. Toprak degiskenlerinin uzaysal yapisi semivaryogramlar kullanilarak modellenmis ve daha sonra krigleme ile yuzey haritalari olusturularak uzaysal degisim desenleri incelenmistir. Toprak ozelliginden sadece CaCO 3 normale yakin bir dagilim gostermis, TOM ve KDK kuresel modelle, digerleri ise Gaus (Gausian) modelle modellemistir. En dusuk nugget etkisi EC en yuksek ise pH icin hesaplanmis, EC ve CaCO 3 kuvvetli, digerleri ise orta uzaysal bagimlilik sergilemistir. Toprak ozelliklerinin uzaysal degiskenligi birbirleriyle benzerlik gostermekte olup, toprak teksturu ve arazinin kullanimin bunda etkili oldugu dusunulmektedir. Sonuclarin, calisma alanindaki arazilerin surdurulebilir kullanim planlamasinda katki saglayabilecek ve kulturel uygulamalarda (sulama, gubreleme, toprak isleme, vb.) kaynak kullaniminda tasarruf edilmesi, arazi bozulmasinin onlenmesi ve cevre sagliginin korunmasi bakimindan bolgedeki yetistirici ve uygulayicilara rehber olabilme potansiyeli bulunmaktadir.
Bu calismada, sera kosullari altinda farkli gelisme donemlerinde deniz yosunu gubresi uygulanan topraklarda yetistirilen asili ve asisiz domates bitkisinin gelisimi ve bazi kalite ozellikleri uzerine etkileri arastirilmistir. Deneme tesaduf parselleri deneme desenine gore 2 cesit (asili, asisiz), Stimcrop L ticari deniz yosunu gubresinin uc farkli dozu, [0, 1. doz (200 ml/100 L su), 2.ci doz (400 ml/100 L su) ], 3 gelisim donemi (fide, ciceklenme ve meyve olusumu) ve 3 tekerrurlu olarak yurutulmustur. Domates bitkisi gelisimini tamamladiginda (yaklasik 120 gun) hasat edilmis, bitki gelisimi ve bazi kalite ozellikleri belirlenmistir. Farkli gelisme donemlerinde topraga sivi deniz yosunu gubresi uygulanmasi her iki domates cesidinde bitkinin gelisimini desteklemis ve besin elementi iceriklerini artirmistir. En iyi gelisim asili cesitte fide doneminde yapilan uygulamalarda elde edilmistir. Bu cesitte fide doneminde topraga 2. doz duzeyinde uygulanan gubre, bitki boyu (177.78 cm), verimi (5919 g) ve meyve sayisi (105 adet) artirmistir. Meyve agirliginda ise asisiz domates cesidinde en yuksek deger elde edilmis, yapilan uygulamalar %62-83 oraninda bir artis saglanmistir. Incelenen kalite ozelliklerinde de benzer sonuclara ulasilmis olup, ozellikle gelisimin baslangici olan fide doneminde 2. doz deniz yosunu uygulanmasi ile onerilebilen en iyi sonuclara ulasilmistir.
New approaches at the plant production gain importance because of the problems caused by the intensive use of agricultural inputs in traditional methods. For this purpose, materials such as plant and animal wastes, and compost have been widely used. In this study carried out in winter season under greenhouse conditions, the effects of organic and chemical nitrogen source on the essential nutrient content and nitrate accumulation of spinach (Spinacia oleracea L.) were investigated. Different doses of hazelnut husk compost, enriched compost and farmyard manure (0 g kg, 20 g kg, 40 g kg, 80 g kg) as organic materials and 26 % CAN fertilized in the form of 15 kg pure N da as chemical nitrogen source were used. In general, as well as chemical nitrogen source, compost and farmyard manure applications have increased plant growth and nutrient content considerably. In plants where fertilizer application is not performed but composting is used, the N content has increased, mixing these materials with soil has increased the fertilizer efficiency too. The use of compost with nitrogen fertilization more increased the NO3 accumulation and K content at the plant than the animal fertilization, the highest values were found in the 80 g kg enriched compost media with nitrogen fertilizer, but the highest P content was obtained in 80 g kg farmyard manure media. As a result, compost applications were effective enough to compete with farmyard manure on nutrient concentrations, and nitrate accumulation remained in the acceptable values.